Journals / Eğitim Bilim Toplum / 2019 / Cilt: 17 - Sayı: 66

Emlak Bank As A State İntervention Tool For Housing Problem

KONUT SORUNUNA DEVLETİN MÜDAHALE ARACI OLARAK EMLAK BANKASI

Pages
74–107
DOI
—

Abstract

Should the past be in the past, or should it draw lessons from past experiences? Undoubtedly, history is written and printed by the rulers but if this historiography serves to memorize memory, Shouldn’t we remember the past? About 20 years ago, Emlak Bank was included in the liquidation program and its banking activities were terminated. Its real estate were transferred to TOKİ. Thus, a period of modern architecture and contemporary urbanism that began with Atatürk was brought to an end and Emlak Bank was tried to be erased from the social memory. However, we can still see the traces of this period in Turkey’s urban life. Many large and important living areas, such as the Saraçoğlu District in Ankara, which has recently been threatened with destruction, remain the cultural heritage of the Emlak Bank. Besides the banking function, Emlak Bank played an important role in solving the housing problem and operated as the most important intervention tool of the state in the residential area. Emlak Bank, which has been operating for seventy-five years throughout the history of the Republic, was liquidated through the IMF letter of intent. Why is this done? Couldn’t it work with TOKİ, the heir to billions of pounds of assets? Was the Bank sacrificed for the operation of rescuing TOKİ and the private banking sector? This study does not attempt to provide answers to these questions. This study aims to further replicate the questions.

Özet

Geçmişte olan geçmişte mi kalmalı yoksa geçmiş deneyimlerden ders mi çıkarmalı? Tarih, elbette egemenler tarafından yaz(dır)ılır ama bu tarih yazımı belleksizleştirmeye hizmet ediyorsa tersine çevirmek ve geçmişi unutturmamak gerekmez mi? Bu çalışmada ele alınan Emlak Bankası yaklaşık 20 yıl önce tasfiye proğramına alınarak bankacılık faaliyetleri sonlandırıldı. Sahip olduğu gayrimenkuller ise TOKİ’ye devredildi. Böylece, Atatürk ile başlayan modern mimari ve çağdaş kentçilik ilkelerini oluşturan bir dönem sona erdirilerek Emlak Bankası toplumsal bellekten silinmeye çalışıldı. Ancak, Türkiye’nin kentsel dokularında halen izlerini görebiliriz. Ürettiği kent parçacıklarıyla varlığının sürmekte olduğunu söyleyebiliriz. Son zamanlarda yıkım tehditi altında olan Ankara’daki Saraçoğlu Mahallesi gibi pek çok büyük ve önemli yaşam alanları, Emlak Bankası’nın kültürel mirasları olarak varlığını sürdürüyor. Banka’nın bu çalışmaya konu olmasının önemi, bankacılık faaliyetlerinin ötesinde Türkiye’nin konut sorununun çözümünde oynadığı rolü, devletin konut alanına müdahale aracı olarak gördüğü işlevi ile ortaya çıkmaktadır. Dünyanın ve Ülkenin en zor koşullarında ortaya çıkıp 75 yıl boyunca hizmet verdikten sonra, IMF’ye verilen bir niyet mektubu ile tasfiye edilmeyi hak etmiş miydi? Milyarlarca liralık mal varlığına varis olan TOKİ ile birlikte çalışamaz mıydı? TOKİ’yi ve özel kesim ağırlıklı bankacılık sektörünü kurtarma operasyonuna mı feda edildi? Bu çalışmada bu soruların yanıtları verilmeye çalışılmıyor. Bu çalışma, soruları daha da çoğaltmayı amaçlıyor.