Journals / Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 44
EUROPEAN UNION'S TRIAL WITH MULTI-CULTURALISM
- Pages
- 91–121
- DOI
- —
Abstract
The intense communication and immigration activities reasoned by the globalization has caused gaining clarity of cultural interpenetration. Within the new-shaping global order, traditional approaches in terms of hegemony have become dysfunctional for the control of the parts which falls outside of sovereign groups or which merges subsequently to social structure. Thus, a new age has begun by nation-states are implying some multi-culturist policies instead of homogenous cultural policies. It seems that the representation of multi-cultural approach covering the social groups dropped out of social structure have been realized with "identity policy" and via the executers of this policy. Since identity has been used as a "political argument" within the context of multi-culturalism and this context is focused on the refugees, especially the Muslims, in the UN countries, I have dealt with this matters in this paper. This paper focuses on the multi-culturalism as a phenomena discussed in the environment of both politics and academics and in the areas from education to economy by analyzing conceptually and then giving examples from the UN countries
Özet
Küreselleşmenin beraberinde getirdiği yoğun iletişim ve göç hareketleri, kültürel iç içe geçme halinin belirginlik kazanmasına yol açmıştır. Oluşan yeni dünya düzeninde, hakim egemen grubun dışında kalan/toplumsal yapıya sonradan dahil olan kesimleri kontrol etmeye yönelik geleneksel anlayışlar işlevsiz kalmaya başlayınca, ulus-devletlerin homojen kültür siyasetlerini terk edip bir takım çokkültürcü politikalar izlemek zorunda kaldıkları yeni bir döneme girilmiştir. Toplumsal yapının dışına itilmiş değişik sosyal grupları da kapsayacak şekilde oldukça geniş bir anlamsal içeriğe sahip olan çokkültürcü yaklaşımın siyasi alandaki görünümü ve temsili, 'kimlik siyaseti' ve bu siyaseti yürütenler vasıtası ile gerçekleştirildiği görülmektedir. Son dönemlerde kimliğin "politik bir argüman" halinde kullanılmasına en çok çokkültürlülük tartışmaları etrafında rastlanılması ve bu tartışmaların özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde göçmenler ve özellikle Müslümanlar üzerinden tartışılması, bu konuyu ele almamızın gerekçelerini oluşturmaktadır. Tüm bu gelişmeler dikkate alındığında bu çalışmada, gerek siyaset gerekse de bilim çevresinde eğitimden ekonomiye kadar birçok alanda tartışılan ve önemsenen bir fenomen durumunda olan çokkültürlülüğü, öncelikle kavramsal analize tabi tutup ardından bu kavramın kendisiyle en çok anıldığı AB ülkelerindeki uygulama örneklerine yer vereceğiz