Journals / Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 2 - Sayı: 25
An Evaluation Regarding the Tradition of Alexander Stories: Alexander Romance Kind Works and Nizami's İskendername
- Pages
- 389–419
- DOI
- —
Abstract
The most important narration among Canonical Alexander narrations is an originally lost narration that has Greek, Latin, Assyrian, Armenian, Ethiopian, Hebrew variants. This narration is called Pseudo-Callisthenes because it belonged to Callisthenes who joined the campaigns of Alexander. During the transition period between late Antique century and Middle Age, this story led to the creation of “Alexander Romance”. Intergeographical and historical journey of the Romances which were written in many European language gained a different identity when it reached to Eastern literature. Hebrew, Armenian and Assyrian variants of “Alexander Romance” are works of early period that were created 5th, 6th centuries. By the 11th century, Firedevsi had handled this subject for the first time in Eastern literature. However, this work reached an entirely different level through Nizâmî’s Mesnevi which is quite exclusive and sizeable. From this point on, Alexander was not an extraordinary hero but a subject chosen by Allah for prophethood. It is understood from Nizâmî’s own declarations that he was aware of Greek, Armenian and Assyrian sources. However, it is obvious that he did not follow that prior path. Nizâmî’s text is an important cornerstone in inter-cultural circulation of the story. In this work, Alexander Romance and Nizâmî’s İskendername are analyzed in a comparative sense. The literary, philosophical, religious, mythological, epic elements that constitutes the cultural texture of the work is specially emphasized. Another dimension of this work is looking for answers and generating new questions relating the roots of the story regarding not only the works created on this matter but also the elements and the motifs that affects our culture and literature.
Özet
I. yüzyıldan itibaren oluşmaya başlayan “İskender”anlatıları içinde en önemlisi, temelinde, İskender’in seferlerineiştirak eden Callisthenes’e ait, orijinali kayıp bir metinolduğuna inanılan, bu sebeple de “Pseudo-Callisthenes”(SözdeCallisthenes) diye adlandırılan ve Grek, Latin, Süryani,Ermeni, Etyopya, Pehlevi, İbrani dillerinde varyantları olan birhikâyedir. Söz konusu hikâye Geç Antik Çağ’dan Orta Çağ’agelindiğinde “Alexander Romance” adlı türün doğmasınavesile olur. Pek çok Avrupa dilinde de yazılan romanslarıncoğrafyalar ve kültürlerarası seyahati, Doğu edebiyatlarınageldiğinde farklı bir hüviyet kazanır.“Alexander Romance”ın İbrani, Ermeni ve Süryaniversiyonları V.-VII. yüzyıllarda oluşmuş erken dönemeserlerdir. XI. yüzyıla gelindiğinde Firdevsî, Doğuedebiyatında bu konuyu ilk kez bir bütün olarakhikâyeleştirmiştir. Ancak hikâye, konuyu müstakil ve oldukçahacimli bir mesneviyle ilk kez ele alan Nizâmî’nin eseriyle çokdaha farklı bir vadiye ulaşır. Artık o, olağanüstü destankahramanı değil, nübüvvet ve velayet mertebesine yükselmiş,Allah tarafından seçilmiş bir kuldur. Nizâmî’nin mesnevisi büyük evrensel anlatının birhalkasıdır. Yunan, Ermeni, Süryani kaynaklarından haberdarolduğu kendi beyanından anlaşılmaktadır. Bununla beraber,kendinden önce çizilen yolu aynen izlemekten kaçındığıgörülür. Nizâmî’nin metni başka dillerde yazılmış eskihikâyelere göndermeler yaparken, Doğu dillerine taşınanbilgileri de eleştirel bakışla değerlendirmeye alır. Bu yönleriyleNizamî’nin eseri, hikâyenin kültürlerarası dolaşımında önemlibir dönüm noktasıdır.Bu çalışmada “Alexander Romance” ve Nizâmî’nin“İskendernâme”si karşılaştırmalı olarak ele alınırken hikâyeninkültürel dokusunu oluşturan edebî, felsefî, destanî, dinî,mitolojik unsurlara özel bir önem atfedilmiştir. Çalışmanın birdiğer boyutu, hikâyenin, sadece bu konuda yazılan eserleredeğil, kültür ve edebiyatımıza etki eden unsur ve motiflerininkökenlerine dair cevaplar aramak ve yeni sorular üretmektir.