Journals / Dîvân: Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi / 2015 / Cilt: 20 - Sayı: 38

The Conception and Definition of Virtues: Tashkoprizada’s Tables of Virtues

Erdemlerin Tasavvuru ve Tanımı: Taşköprizade’nin Erdem Şemaları

Pages
1–37
DOI
—

Abstract

One of the most important steps on the way towards moral philosophy’s becoming a distinct discipline was the development of a terminology of its own. This process started with Aristotle and continued with his Neo-Platonic commentators. This terminology entered the Islamic world with the translation of Aristotle’s Nicomachean Ethics and some other Greek works into Arabic. After al-Kindi (d. 866) and alFarabi’s (d. 950) initial efforts, Ibn Sina (d. 1037), Ibn Miskawayh (d. 1030) and al-Ghazzali (d. 1111) made a significant contribution to the development of this terminology and enriched philosophical moral thought by expanding the area of virtues and vices in moral philosophy. Later works on moral philosophy also made some contributions to the expansion of this conceptual vocabulary. Among these later works was Ahmad Tashkoprizada’s Sharh al-Akhlaq al-Adudiyya. Tashkoprizada coined some new terms in the area of vices. This article examines some of the debates on the problem of vice in the literature of Islamic moral philosophy. It also discusses the presentation of secondary virtues and vices in Tashkoprizada’s Sharh al-Akhlaq al-Adudiyya and compares it with the terminology suggested by Ibn Sina and al-Ghazzali.

Özet

Ahlak felsefesinin bir disiplin olması yönündeki en önemli adımlardan biri, kendine ait bir terminoloji geliştirmesidir. Aristoteles ile başlayan bu süreç, onun Yeni-Eflatuncu şarihleri ile devam etmişti. Nikomakhos’un ve benzer bazı Yunanca eserlerin Arapçaya çevrilmesi ile bu terminoloji İslam dünyasına intikal etti. Kindi (ö. 866) ve Farabi’den (ö. 950) sonra bu terminolojiye önemli bir katkı sağlamış olan İbn Sina (ö. 1037), İbn Miskeveyh (ö. 1030) ve Gazzali’nin (ö. 1111), özellikle ahlak felsefesinin erdemler ve erdemsizliklerle ilgili kavramların alanını daha da genişletmesi, felsefi ahlak düşüncesine bir zenginlik kazandırdı. Daha sonraki ahlak felsefesi çalışmaları bu kavram dağarcığına kısmi de olsa katkılar yaptı. Bu katkı sahiplerinden biri de Şerhu’l-Ahlâki’l-Adudiyye adlı eserinde, ilgili terminolojiye, erdemsizlikler çerçevesinde birtakım teklifler sunan Ahmed Taşköprizade’dir (ö. 1561). Bu makalede, klasik İslam ahlak literatüründe yer alan erdemsizlik hâlleriyle ilgili bazı tartışmalar üzerinde durarak Taşköprizade’nin Şerhu’l-Ahlâki’lAdudiyye’de ortaya koyduğu ikincil erdemlere ve erdemsizliklere değiniyoruz ve bunları tablolar hâlinde İbn Sina ve Gazzali’deki kavramlar ile mukayese ediyoruz.

Keywords: Aristoteles, İbn Sina, Gazzali, Taşköprizade, Şerhu’l-Ahlâki’l-Adudiyye, ahlak, erdemler, erdemsizlikler