Journals / Dîvân: Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi / 2015 / Cilt: 20 - Sayı: 39

Thinking Politics, Law, and Ethics in Cairo in the Fifteenth Cen-tury: Ali al-Ghazzali's Treatise, Tahrir al-Suluk fi Tadbir al-Muluk

XV. Yüzyılda Kahire'de Siyaset, Hukuk ve Ahlakı Birlikte Düşünmek: Ali Gazzali'nin Tahrîrü's-sülûk fî tedbîri'l-mülûk İsimli Risalesi

Pages
103–140
DOI
—

Abstract

Various considerations exist in the literature about the aut-hor of Tahrir al-Suluk fi Tadbir al-Muluk, a treatise written in Cairo during the Mamluk era containing both political and judicial provisions. The Tahrir was first published by Fu'ad Abd al-Mun'im Ahmad, who cited Abu al-Fadl Mu-hammad al-A'raj (d. 1519) as the original author. This study argues that Abd al-Mun'im Ahmad misidentified the author of the treatise, and that it was actually written in 1454 by Ali b. Muhammed al-Gazzali (d.1473/74), who passed away 50 years before al-A'rec.The Tahrir consists of four main parts: the prologue, int-roduction, main part, and conclusion. The prologue deals with the importance and responsibilities of the ruler, while the introduction addresses his ethical qualities. The main part, the longest section of the study, focuses on the issue of mazalim. The conclusion attempts to place the acts of the caliph regarding criminal law into an Islamic framework. The treatise analyzes decrees about procedures for judici-al rulings, with an eye to the conditions of the period, and uses this analysis as the basis for describing the position of political authority. Additionally, it discusses possible ways of applying the sharia in cases that exceed judges' responsi-bility, authority, or ability.Ali al-Gazzali divides these decrees into two types, accor-ding to who carries them out. Judges apply judicial decrees (ahkam), while rulers apply political ones (siyasa). Sharia is thus presented as a higher category encompassing both ahkam and siyasa. The treatise deserves special attention for emphasizing this distinction, which traces back to al-Mawardi (d. 1058), and bringing it once again to the fore in fifteenth-century Cairo.

Özet

Memlükler döneminde Kahire'de kaleme alınan ve siyasi-fıkhi hükümlere dair konuları ele alan Tahrîrü's-sülûk fî tedbîri'l-mülûk'un yazarı konusunda literatürde birbirinden farklı değerlendirmeler mevcuttur. Eser ilk olarak, Fuad Abdülmün'im Ahmed tarafından risalenin nüshalarından birinin müstensihi olan Ebü'l-Fazl Muhammed el-A'rec'e (ö. 1519) nispet edilerek yayınlanmıştır. Bu çalışmada, Abdülmün'im Ahmed'in Tahrîr'in yazarı ile ilgili tesbitinin yanlış olduğu ve bu eserin el-A'rec'den yaklaşık elli yıl önce vefat eden Ali b. Muhammed Gazzali (ö. 1473/74) tarafından 1454 yılında kaleme alındığı gösterilmektedir.Tahrîr uzunca bir girizgâh, mukaddime, vasıta ve hâtime olmak üzere dört kısımdan oluşmaktadır. Girizgâhda devlet başkanının ehemmiyeti ve vazifeleri; mukaddimede devlet başkanının ahlakî evsafı ele alınmaktadır. Metnin en uzun kısmını oluşturan vasıta bölümü mezalim konusuna ayrılmıştır. Hâtime ise devlet başkanının ceza hukuku alanındaki tasarruflarını şer'î bir çerçeveye oturtmaya hasredilmiştir. Risalede, muhakeme usulüyle ilgili hükümler devrin şartları da gözetilerek incelenmekte, bu çerçevede siyasi otoritenin konumu belirlenmekte, kadıların yetki ve sorumluluk alanı dışında kalan yahut onların bir şekilde "güç yetiremeyecekleri" konularda şeriatın tatbikinin şekilleri üzerine yoğunlaşılmaktadır. Ali Gazzali, uygulayacıları açısından hükümleri iki kısma ayırmaktadır. Ona göre, kadılar ahkamı uygularken, umera yani yürütme gücünü elinde bulunduranlar siyaseti uygulamaktadır. Şeriat ise ahkam ve siyaseti kuşatan bir üst çerçeve olarak takdim edilmektedir. Risalenin, kökeni Maverdi'ye kadar inen bu ayrıma vurgu yapıp, XV. yüzyılda Kahire'de yeniden gündeme taşıması açısından hususî bir ehemmiyeti haiz olduğu söylenebilir