Journals / İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi / 2005 / Cilt: 68 - Sayı: 2
ÇOCUĞUN AKADEMİK YETENEĞİNİN ANNE DAVRANIŞINA ETKİSİ
- Pages
- 46–49
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada, toplumun orta-üst ekonomik statüdeki ailelerinden örneklenen çocukların akademik yeteneklerinin anne tutumuna olan etkisi araştırıldı. Gereç ve yöntem: Yaş ortalaması 69,2 ± 3,5 ay olan, 34’ü (%38) kız ve 56’sı (%62) erkek, toplam 90 çocuk ve annelerine ait veriler çalışmaya alındı. Çocukların bilişsel yetenekleri, Stanford-Binet Zeka Testi esas alınarak hazırlanan sorulara verdikleri sözel yanıtlar değerlendirilerek ve çizgisel yetenekleri ise ‘Bana bir adam resmi çiz’ komutu ile yaptıkları resimlerin, Goodenough kriterleri ile değerlendirilmesi sonucunda belirlendi. Ayrıca, eşlerarası uyum, annenin demokrat, baskıcı, ev kadınlığını benimseme ve koruyuculuk gibi eviçi tutumları, aile tutum ölçeği [Parental Attitude Research Instrument (PARI)] ile belirlendi. Bulgular: Demokrat yaklaşım içinde olan annenin bir o kadar da baskıcı olduğu ve bu iki tutumun anne koruyuculuğu ile pozitif korelasyon gösterdiği bulundu. Anne; erkeklere kız çocuğuna olduğundan daha koruyucu (-0,13’e karşın -6,06), demokrat (0,18’e karşın -3,03) ve baskıcı (1,79’a karşın -6,06) bir tutum sergiliyordu. Ancak, annenin koruyucu ve demokrat tutumu; erkek çocuğun başarısı ile ters (r= -0,323, p < 0,05), öte yandan kızınki ile doğru (r= 0,391, p < 0,05) korelasyon gösterdi. Erkek annesi eşlerarası uyumsuzluktan daha fazla (0,25’e karşın -9,09) yakındı ve çocuğun yaşı (r = -0,268, p < 0,05) ve başarısı (r =-0,272, p < 0,05) ile ters orantılı olarak ev kadınlığını reddetti (r= 0,270, p < 0,05). Yani, anne başarısız (zayıf) erkek çocuğunu daha fazla korumaya yönelirken; başarılı kız (güçlü) çocuğuna daha demokrat davranıyordu. Erkek çocuk annesi eşlerarası uyumsuzluk varlığında, çocuğun yaş ve başarısı ile ters orantılı olarak ev kadınlığını reddediyordu. Sonuçlar davranışbilim kuramları ve bağlanma teorisi ile irdelendi. Sonuç: Sonuç olarak; anne koruyuculuğunun “annenin kaybetme endişesi” başlığı altında, diğer davranışlarından farklı ve genetik materyali korumaya yönelik filojenik bir davranış olarak değerlendirilmesinin gerektiği üzerinde duruldu.