Journals / Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2006 / Cilt: 15 - Sayı: 3
History of Cilicia Until the end of the Byzantine Period
- Pages
- 67–102
- DOI
- —
Abstract
With the downfall of the Hittite empire in ca.1200, the region enters what is commonly called the “Dark Age”. With the exception of occasional references to the region in the annals of Neo-Assyrian kings, this period is characterized by an absence of archaeological and textual sources until ca. 750 B.C.E. Accordingly, it is hardly convincing to assign responsibility for the destruction of the Hittites and other Near Eastern powers to the invasion of the so-called Sea Peoples. In the Neo-Assyrian period, Cilicia was divided into two sections: Que, more or less Cilicia Pedias, in the east; and Hilakku (from which our designation “Cilicia” drives), representing Cilicia Tracheia, in the west. It was Shalmaneser III who in the middle of the 9th century began conducting military expeditions to Que in an effort to subdue it. But Shalmeneser, it appears, was content simply to plunder the cities he encountered; he hardly succeeded in subduing it, as one inscription from Karaba’il clearly indicates. It is possible, however, that in 834/3 he conquered Que as far as Tarzu, modern Tarsus. After Shalmaneser’s reign, our records again lack any reference to Cilicia until the time of Tiglatpileser III and Sargon II, and it appears that some kings in the region enjoyed relative freedom during this time.
Özet
Geç Tunç Çağı’nın sonlarına doğru (M.Ö.1200) Hitit Devleti ve onunla birlikte daha birçok askeri gücün yıkılıp tarih sahnesinden silinmesine neden olan tarihi olaylar yeterince açık değildir. Tüm bu felaketleri Ege Göçleri’yle geldikleri var sayılan ve Deniz Kavimleri denen ve Mısır kaynaklarının biraz abartarak tüm Önasya ve Yakın Doğu’yu yağmalamak, yakıp yıkmaktan sorumlu tuttukları yarı hayali bir kavime atfetmek hiçbir zaman gerçekleri aksettirmez. Buna göre en başta Hatti (Hititler), Qadi (Kizzuwatna), Kargamiş, Arzawa ve Alasiya (Kıbrıs) olmak üzere hiçbir kavim, denizden gelen bu çapulculara karşı koyamamıştı. Mısırlılar’ın bu kavimlerle ilgili haberleri o kadar abartmalarının bir sebebi, belki de onların denizden gelmeleri ve tıpkı Orta ve Yeni Çağların korsanları gibi en başta Mısır olmak üzere Doğu Akdeniz sahillerini yağmalamalarıydı. Ancak bir zamanların Kizzuwatna’sında Çukurova’daki tarihi gelişmeleri birinci elden anlatan belgeler gene yoktur, bölge tarihine ışık tutan bazı kıt bilgiler Yeni Assur kaynaklarından, özellikle III.Salmanassar’ın (M.Ö.858-824) Çukurova’ya yaptığı askeri sefer ve işgallerden bilinmektedir. III.Salmanassar Que’ye sefer düzenleyen ilk Assur kralıdır. Assurlular, o zamanlar Çukurova’nın hiç olmazsa bir kısmını, doğudaki Ovalık Kilikya’yı Que olarak biliyorlardı.