Journals / Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2021 / Cilt: 21 - Sayı: 2
Life of Abdullâh-i İlâhî (D. 896/1491) and His Comments on Some Mystical Concepts in His Book Zâdü’l-Müştâkîn
- Pages
- 463–488
- DOI
- —
Abstract
Abdullâh-ı Ilâhî is one of the Malamati temperamented Sufis who lived in the 19th century Ottoman period. Ilâhi benefited from the exoteric and esoteric wisdoms of the scholars of his century who can be considered important. After learning exoteric sciences from some famous masters, he completed his “Süluk” with Ubeydullah Ahrar (d. 895/1490). He tried to spread this Naqshî-Malamati culture which he received from here, in the Anatolian lands, both orally and in writing. Ilâhi’s works and thoughts spread among the public in a short time. One of the works of Ilâhî, who wrote many books, is Zâd al-Muştâkîn. This work, which means ‘Provisions for Those Who are Longing’, is provision for not only to the members of the sects (tarikah); but also to all the people on their worldly journeys. In our study, we will try to discuss the life of Ilâhî and the mystical concepts in his work Zâd al-Muştâkîn. Although there are many Arabic words in the work, Farsi words are also seen from time to time, and generally fifteenth century Turkish is used. Since we realized that some concepts are frequently included in the work and some are only mentioned, the way followed in creating the titles is directly proportional to the frequent occurrence of the mentioned concepts. The concepts discussed consist of nine titles: ubudiyyah, dervish, murshid, heart, murakabah, dhikr, morality, decency and Melamiye. Among these terms mentioned, it is seen that the subject of morality is handled intensively. We believe that the study is important in that it will provide some clues to the relevant author and researchers trying to understand the period in terms of showing the socio-cultural structure, language, the way the concepts are handled, especially which terms were used and how they corresponded in practice. The work written in the type of nasihatname, which includes many mystical concepts, is important for Sufism studies in terms of revealing the meanings that Ilâhî gave to these concepts and showing the meanings attributed to mystical concepts in the relevant period.
Özet
Abdullâh-ı İlâhî, XV. yüzyıl Osmanlı döneminde yaşamış Melâmî meşreb sufilerden biridir. İlâhî, içinde bulunduğu asrın önemli sayılabilecek âlimlerinin zâhirî ve bâtınî ilimlerinden istifade etmiştir. Bazı meşhur hocalardan birtakım zâhirî ilimleri aldıktan sonra Ubeydullah Ahrâr’ın (ö. 895/1490) yanında seyrü sülûkunu tamamlamıştır. Buradan aldığı Nakşî-Melâmî kültürü Anadolu topraklarında gerek sözlü gerek yazılı olarak yaymaya çalışmıştır. İlâhî’nin düşünceleri ve eserleri kısa sürede halk nezdinde yayılmıştır. Birçok kitap kaleme almış olan İlâhî’nin eserlerinden biri de Zâdü’l-Müştâkîn’dir. ‘Özlem Duyanların Yol Azığı’ anlamına gelen bu eser sadece tarikat erbâbına değil; tüm insanlara dünya yolculuğunda bir azık niteliği taşımaktadır. Çalışmamızda İlâhî’nin hayatı ve Zâdü’l-Müştâkîn adlı eserinde geçen tasavvufi kavramları ele almaya çalıştık. Eserde birçok Arapça kelime bulunmakla birlikte yer yer Farsça kelimeler de görülmekte, genel olarak XV. Yüzyıl Türkçesi kullanılmaktadır. Eserde bazı kavramlara sıkça yer verildiğini bazılarına ise sadece değinilmekle yetinildiğini fark ettiğimizden dolayı başlıkları oluşturmada izlenilen yol, bahsedilen kavramların sıklıkla geçmesiyle doğru orantılıdır. Ele alınan kavramlar ubudiyyet, derviş, mürşid, kalp, murâkabe, zikir, ahlâk, edep ve Melâmiyye olmak üzere dokuz başlıktan oluşmaktadır. İsmi zikredilen bu ıstılahlar arasında özellikle ahlâk konusunun yoğun olarak işlendiği görülmektedir. İlâhî’nin yaşamış olduğu dönemin sosyo-kültürel yapısını, dilini, kavramların ele alınış biçimini, özellikle hangi ıstılahların kullanıldığını ve bunların pratikte nasıl karşılık bulduğunu göstermesi açısından ilgili müellif ve dönemi anlamaya çalışan araştırmacılara birtakım ipuçları sunacak olması bağlamında çalışmanın önemli olduğu kanaatindeyiz. Birçok tasavvufi ıstılaha yer veren nasihatnâme türünde yazılmış bu eser, İlâhî’nin bu kavramlara vermiş olduğu anlamları ortaya koyması, ilgili dönemde tasavvufi kavramlara yüklenmiş anlamları göstermesi açısından da oldukça önemlidir.