Journals / Dicle Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 49 - Sayı: 1
The Measurement of Neutrophil Gelatinase Associated Lipocalin in Umbilical Cord Blood and the Assessment of Its Relationship with Neonatal Results
- Journal
- Dicle Tıp Dergisi
- Pages
- 203–212
- DOI
- —
Abstract
Objectives: In this study, the relationship of cord blood Neutrophil Gelatinase-Associated Lipocalin (NGAL) with neonatal diseases was investigated. Methods: NGAL levels were measured in the cord blood of 180 babies born between 2015 and 2016. Patients were classified according to maternal diseases, neonatal diseases and demographic characteristics. Obtained data were compared with cord blood NGAL levels. Results: In our study, the mean NGAL levels were 1283.99 ng/mL in boys and 1306.52 ng/mL in girls. Umbilical cord blood NGAL levels of infants diagnosed with intrauterine growth retardation (1913.4±2833.5 ng/mL) and prolonged premature rupture of membranes (2594.2±2037.1 ng/mL) were found to be statistically high (p0.05). Conclusions: Neutrophil Gelatinase-Associated Lipocalin, may be useful as a diagnostic biomarker in the evaluation of maternal and neonatal diseases. However, studies on larger patient populations are needed.
Özet
Amaç: Adneksiyal torsiyon; en önemli jinekolojik acil durumlardan biri olarak tanımlanmaktadır. Adneksiyal torsiyondan etkilenen organlarda biri de tuba uterinadır. Ovaryum ve tuba uterinayı içeren adneksiyal torsiyon, bu yapıların infundibulopelvik ve tuba – ovaryum ligamentinin oluşturduğu bir merkez hat etrafında bükülerek dönmesi olarak tarif edilmektedir. Bu çalışmada, dişi sıçanlarda deneysel adneksiyal torsiyon ile oluşturulan iskemi /reperfüzyon (IR) tuba uterina hasarına karşı bir antioksidan olan pycnogenol ’un (PYC) olası koruyucu etkisini histolojik ve biyokimyasal yöntemlerle incelemeyi amaçladık. Yöntemler: 18 adet Wistar albino cinsi dişi sıçan randomize olarak 3 gruba ayrıldı. 1. Grup Sağlıklı kontrol (K), 2. Grup I/R Grubu (IR), 3. Grup I/R + Pycnogenol Grubu (PIR) olarak belirlendi. Sağ adneksa iskemi durumu vasküler klipslerle oluşturuldu. İki saat boyunca iskemi uygulandıktan sonra adneksa 2 saat boyunca reperfüze edildi. Daha sonra sıçanlar yüksek doz anestezi altında sakrifiye edilerek; tuba uterina dokularında malondialdehit (MDA) ve toplam glutatyon (tGSH) seviyeleri ile biyokimyasal olarak incelendi. Aynı zamanda dokular, rutin histolojik tespit ve takip yöntemlerinden geçirilerek histopatolojik olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada MDA seviyeleri değerlendirildiğinde; K grubu ile karşılaştırıldığında IR grubunda istatistiksel anlamlı artış, K ve PIR grubu MDA seviyelerinde ise benzerlik tespit edildi. tGSH seviyelerinde yine K grubu ile karşılaştırıldığında IR grubunda anlamlı düşüş, IR ve PIR grupları arasında ise benzerlik gözlemlendi. Histopatolojik değerlendirmelerde ise, IR uygulamasının tuba uterina dokusunda belirgin epitelyal dejenerasyon, hemoraji, ödem, PMNL infiltrasyonu ve kan damarlarında kongesyon /dilatasyona neden olduğu gözlemlendi. PIR grubunda ise bahsedilen histopatolojik değişimlerin oldukça azaldığı dikkati çekti. Özellikle PMNL infiltrasyonu ve hemorajinin, IR grubunda oldukça yoğun olduğu ve bu değişimlerin PIR grubunda istatistiksel anlamlı olarak azaldığı tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızın biyokimyasal ve histopatolojik değerlendirmeler yaparak bu değerlendirmelerimizi istatistiksel analizler ile de destekledik. Sonuç olarak, dişi sıçanlarda AT ile oluşturulmuş tuba uterina IR hasarına karşı, antioksidan olarak kullanmış olduğumuz PYC ’nin histopatolojik ve biyokimyasal yönlerden koruyucu etkisi olduğu kanısına vardık.