Journals / Dergiabant / 2021 / Cilt: 9 - Sayı: 1
Social Criticism in Zakaria Tamer's Story Book al-Ḥiṣrim
- Journal
- Dergiabant
- Pages
- 347–368
- DOI
- —
Abstract
Literary works of narrative type have an important place in transferring the values of societies to the next generations. Although poetry has a long history in Arabic literature, the story in its modern sense began to emerge in the late 19th century after the European invasion of the Arab countries. In the 1940s, the students who were sent to Europe, returned to their countries and participated in literary activities contributing greatly to the development of storytelling. Among the writers who contributed to the development of Syrian storytelling is Zakaria Tamer. Tamer was unable to continue his education due to financial impossibilities. Despite the difficult conditions he experienced, he did not stop reading and raising himself. Tamer, who began to write in the following periods, processed topics such as illness, hunger, immorality, lust and the despair of the oppressed people in his writings. He criticized the degenerate customs of society, the oppression of political authority, the persecution of the people. The story book called al-Ḥiṣrim is one of his important works. In our study, the stories in the book al-Ḥiṣrim were examined thematically, and the social criticisms processed in the stories were classified and evaluated. In this way, it is aimed to determine the social problems addressed by the author in particular, and the Syrian and Arab storytelling in general. In addition to determining the literary value of the story book al-Ḥiṣrim, efforts to determine the level reached by storytelling in the Arabic literature increases the importance of our study.
Özet
Toplumların sahip olduğu değerleri sonraki nesillere aktarmasında, tahkiye türü edebî eserlerin önemli bir yeri vardır. Bu nedenle bütün toplumlarda hikâye ve destan gibi sanatlar bulunmaktadır. Arap edebiyatında şiir, köklü bir geçmişe sahip olsa da modern anlamıyla hikâye, Avrupalıların Arap ülkelerini işgallerinin ardından 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmaya başlamıştır. 1940’lı yıllarda Fransa başta olmak üzere düzenli olarak Avrupa’ya gönderilen öğrencilerin ülkelerine dönüp edebî faaliyetlere katılmaları ve Fransızca eserleri Arapçaya çevirmeleri, hikâyeciliğin gelişmesine büyük katkı sağlayarak özgün hikâyelerin yazılmasına vesile olmuştur. Suriye hikâyeciliğinin gelişmesine katkısı olan yazarlar arasında, 1931 yılında Şam’ın el-Bahsâ semtinde dünyaya gelen Zekeriyyâ Tâmir de bulunmaktadır. Fakir bir ailenin çocuğu olan Tâmir, Şam’da ilköğretimini bitirdikten sonra maddî imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam edememiş, çeşitli işlerde çalışmıştır. Yaşadığı zor şartlara rağmen okumayı ve kendisini yetiştirmeyi bırakmamıştır. Sonraki dönemlerde yazarlık yapmaya başlayan Tâmir hastalık, açlık, ahlâksızlık, şehvet ve ezilen halkın çaresizliği gibi konuları yazılarında işlemiş, toplumun yozlaşan adetleri, siyasi otoritenin baskısı ve halka yapılan zulüm gibi hususları eleştirmiştir. İlk olarak 2000 yılında yayımlanan, 59 kısa hikâyenin bulunduğu el-Hısrim isimli hikâye kitabı da onun önemli eserlerindendir. Çalışmamızda el-Hısrim isimli kitaptaki hikâyeler tematik olarak incelenmiş, hikâyelerde işlenen sosyal eleştiriler tasnif edilip değerlendirilmiştir. Böylece özelde yazarın ele aldığı, genelde Suriye ve Arap hikâyeciliğinde ele alınan toplumsal sorunların belirlenmesi amaçlanmıştır. el-Hısrim isimli hikâye kitabının edebî değerinin tespiti yanında hikâyeciliğin Arap edebiyatında ulaştığı seviyenin de belirlenmeye gayret edilmesi çalışmamızın önemini artırmaktadır.