Journals / Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi / 2021 / Cilt: 28 - Sayı: 1
Features of Childhood Sexual Abuse During Initiation Period of Lockdown due to COVID-19 Pandemic in Turkey
- Pages
- 27–34
- DOI
- —
Abstract
Objectives: During Coronavirus disease-2019 (COVID-19) pandemic, lockdown carried out all over the world has caused many health problems in children and adolescents. In addition to increased screen exposure, obesity and diabetes due to a sedentary lifestyle the risk of child abuse and neglect have also increased due to changing socioeconomic conditions. Childhood sexual abuse is a social problem with biopsychosocial consequences. In this study, we aimed to evaluate the characteristics of cases who applied to İzmir Child Advovacy Center (CAC) due to sexual abuse in the first 45 days of lockdown due to COVID-19 pandemic in our country. Materials and Methods: In our study, the medical records of child sexual abuse cases who were admitted to İzmir CAC during the first 45 days of lockdown between March 25, 2020 and May 10, 2020 were evaluated retrospectively and descriptive analyses were performed. Results: The study group consisted of 53 children and adolescents, 92.5% of whom were girls (n=49) and 7.5% (n=5) were boys, with a mean age of 12.4±3.9 years. The most common form of admission was through law enforcement agencies, and the person most frequently reporting the case was the mother of the victim. The most common abusers were boyfriends or peers of the children whereas the rate of domestic abuse was 11%. According to our results, the admissions of child sexual abuse cases to İzmir CAC have decreased by approximately 50% compared to previous years in the first 45 days of lockdown. Domestic child sexual abuse rates were similar with the previous years and the general literature. Conclusion: Changing socioeconomic factors due to COVID-19 pandemic have caused increased risk for child abuse and neglect because of increased personal, social and relational stress. The findings of our study suggest that the rate of reporting child sexual abuse has decreased during the pandemic process. In addition, the decreased rate of strangers as abusers compared to the general literature may be a result of social distance carried out during pandemic.
Özet
Amaç: Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) pandemisinde tüm dünyada yapılan karantina uygulamaları, çocuk ve ergenleri sağlık sorunları ile karşı karşıya getirmiştir. Bu sorunlar arasında, sedanter yaşam tarzına geçiş nedeniyle artmış ekran maruziyeti, obezite ve diyabet gibi riskler yanında, değişen sosyoekonomik koşullar nedeniyle ihmal ve istismar da bulunmaktadır. Çocukluk çağında cinsel istismar (Cİ), biyopsikososyal sonuçları olan toplumsal bir sorundur. Bu çalışmada, COVID-19 pandemisinde karantina önlemlerinin başladığı ilk 45 günde Cİ nedeniyle İzmir Çocuk İzlem Merkezine (ÇİM) başvuran olgulara ait özelliklerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, İzmir ÇİM’ye 25 Mart 2020-10 Mayıs 2020 tarihleri arasında kısıtlamaların başladığı ilk 45 günlük sürede Cİ nedeniyle yönlendirilen olguların dosyaları geriye dönük olarak değerlendirilmiş ve verilerin tanımlayıcı istatistik analizleri yapılmıştır. Bulgular: Çalışma grubu, %92,5’i kız (s=49), %7,5’i (s=5) erkek olan ve yaş ortalaması 12.4±3.9 yıl olan 53 çocuk ve ergenden oluşmakta idi. En sık başvuru şekli kolluk kuvvetleri aracılığı ile olup, en sık bildirim yapan kişi mağdur çocuğun annesi idi. Aile içi istismar oranı %11 iken, istismarcılar en fazla mağdur çocuğun arkadaş/sevgili olarak tanımladığı kişiler idi. Kısıtlamaların ilk 45 gününde, İzmir ÇİM’ye başvuran olgu sayısının önceki yıllara oranla yaklaşık %50 oranında azaldığı, aile içi istismar oranlarının önceki yıllarla ve genel literatürle yakın oranlarda olduğu saptandı. Sonuç: Pandemi koşullarının getirdiği kişisel, toplumsal ve ilişkisel stres, çocuk istismarı ve ihmali açısından risk faktörleridir. Bulgular, pandemi sürecinde cinsel istismarın azalmasından ziyade, bildirim oranlarının azaldığını düşündürmektedir. Ayrıca, istismarcıların arasında çocuğun yabancı olduğu kişilerin oranının genel literatür bilgisine göre düşük olmasının, pandemi nedeniyle uygulanan sosyal mesafe kuralının bir sonucu olabileceği düşünülmüştür