Journals / Çağdaş Cerrahi Dergisi / 2000 / Cilt: 14 - Sayı: 2
Tuberculous peritonitis as a cause of acute abdomen
- Journal
- Çağdaş Cerrahi Dergisi
- Pages
- 111–114
- DOI
- —
Abstract
Incidence of tuberculosis is progressively increasing in both developing and industrialised countries. Tuberculous peritonitis is the sixth most common site of extrapulmonary tuberculosis. Early diagnosis is important, because it is usually fatal when left untreated and curable if appropriate antituberculous chemotherapy is given. A minority of the cases with tuberculous peritonitis present with acute abdominal findings. In this report, nine cases of tuberculous peritonitis admitted to our hospital with acute abdominal complaints between 1994-1997 were presented. Seven of the patients were male and two were female with a mean age of 23.5 years (range 14-35 years). Main complaints were abdominal pain in all cases, nausea in seven patients, weight loss in six patients, vomiting and lack of appetite in five patients, night sweats and fever in four patients. In physical examination there were tenderness on whole abdomen in five cases, tenderness on right lower quadrant of abdomen in f our cases, muscular defence in all cases and rebound tenderness in eight cases. One of the patients had been in treatment for pulmonary, and another one for liver and pulmonary tuberculosis. Another patient had a pulmonary tuberculosis in his history. In the patient who was in treatment for pulmonary tuberculosis, medical therapy was continued with diagnosis of tuberculous peritonitis. Preliminary diagnosis for operation was acute appendicitis in four patients, acute abdomen in three and ileus in one patient. One of the cases underwent ileoraphy for perforation of terminal ileum and in another one right hemicolectomy was performed because of colonic injury during the exploration. Tuberculous peritonitis was diagnosed with imaging techniques and accompanying pulmonary tuberculosis in one patient, and with operational findings and accompanying pulmonary-liver tuberculosis in another patient and with histologic examination in the rest of the cases. On the post-operative period, the complications were small intestinal fistula and intraabdominal bleeding in one patient and small intestinal fistula in another patient. These two patients died in the third and fourth weeks respectively. Another patient died at the fifteenth hour of postoperative period. Total mortality rate was 33.3 %. In the other patients cure was achieved with antituberculous chemotherapy. As a consequence, in our country where tuberculosis is a common disease, tuberculous peritonitis should be remembered in the differential diagnosis of acute abdomen and a majority of patients can be cured with medical treatment without needing an operation.
Özet
Tüberküloz insidansı gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde giderek artmaktadır. Tüberküloz peritonit ekstrapulmoner tüberkülozun yerleşim yerleri arasında altıncı sıklıktadır. Tedavisiz kaldığında çoğunlukla fatal olduğundan ve uygun antitüberkülo kemoterapi ile kür şansı bulunduğundan erken tam önemlidir. Tüberküloz peritonit olgularının az bir bölümü akut karın bulguları sergilemektedir. Bu çalışmada 1994-1997 arasında hastanemize akut karın tablosuyla başvuran dokuz tüberküloz peritonit olgusu sunuldu. Hastaların yedisi erkek, ikisi kadın olup yaş ortalaması 23.5 yıl (dağılım 14-35 yıl) idi. Başlıca yakınmalar tüm olgularda karın ağrısı, yedisinde bulantı, altısında kilo kaybı, beşinde kusma ve iştahsızlık, dördünde gece terlemeleri ve ateş idi. Fizik muayenede beş olguda tüm karında, dört olguda karın sağ alt kadranda duyarlık, tüm olgularda kas defansı, sekizinde ribaund duyarlık saptandı. Bir hasta akciğer, bir hasta akciğer ve karaciğer tüberkülozu tedavisi görmekte idi; bir diğeri ise daha önce akciğer tüberkülozu geçirmişti. Akciğer tüberkülozu tedavisi gören hastada tüberküloz peritonit tanısıyla medikal tedaviye devam edildi. Dört hasta akut apandisit, üç hasta akut karın, bir hasta ileus ön tanısı ile ameliyata alındı. Bir hastaya terminal ileum perforasyonu nedeniyle ileorafi, bir hastaya eksplorasyon sırasında kolon yaralanması nedeniyle sağ hemikolektomi yapıldı. Tüberküloz peritonit tanısı bir hastada eşlik eden akciğer tüberkülozu ve görüntüleme, bir diğerinde eşlik eden akciğer-karaciğer tüberkülozu ve ameliyat bulgusuna dayanarak, diğer olgularda histolojik incelemeyle konuldu. Ameliyat sonrası bir hastada ince barsak fistülü ve intraabdominal kanama, birinde ince barsak fistülü gelişti ve bu iki hasta üçüncü ve dördüncü haftada öldü. Bir başka hasta 15. saatte kaybedildi (mortalite % 33.3). Diğer altı hastada antitüberkülo kemoterapiyle iyileşme sağlandı. Sonuç olarak, tüberkülozun sık görüldüğü ülkemizde akut karının ayırıcı tanısında tüberküloz peritonit hatırlanmalı, hastaların çoğunun ameliyat gerekmeksizin medikal tedaviyle iyileşebileceği göz önüne alınmalıdır.