Journals / Çağdaş Cerrahi Dergisi / 2000 / Cilt: 14 - Sayı: 1

Can negative laparotomy be reduced in patients with abdominal penetrating stab wounds?

Karına penetre delici kesici alet yaralanması olgularında negatif laparotomi azaltılabilir mi?

Pages
39–45
DOI
—

Abstract

Abdominal penetrating stab wounds (APSW) are frequently encountered in emergency clinics and they are the type of trauma that may present serious problems, 115 patients who were admitted to our clinic in a period dating from January 1st of 1992 to June 30th of1997, with the diagnosis of APSW were evaluated retrospectively. Patients were investigated in respect to their age, sex, sites of injury, incidence of organ injury, indications for early and late laparotomy and rates of negative or nontherapeutic laparotomies. 101 patients underwent early laparotomy and in 4 patients late laparotomy was performed. Early laparotomy had a rate of 23 % of negative or non therapeutic outcome, it has been recently stated that using ultrasonography, abdominal CT and diagnostic laparoscopy had decreased the incidence of negative laparotomies in the cases. In circumstances of limited facilities, an algorithm structured according to our experience and literature knowledge; using the criteria of organ evisceration, local wound exploration, sign of peritonitis and positive diagnostic peritoneal lavage is recommended. Hence in APSW cases the incidence of negative or non therapeutic laparotomy may be decreased.

Özet

Karına penetre delici kesici alet yaralanmaları (KPDKAY) acilde sıklıkla karşımıza çıkan ve önemli sorunlara yol açabilen travma tipidir. Kliniğimizde 1.1.92 - 30.6.97 tarihleri arasında KPDKAY tanısı ile yatırılan 115 hasta, retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların yaş ve cinsiyet dağılımı, yaralanma bölgeleri, yaralanan organ sıklığı, erken ve geç laparotomi endikasyonları, negatif veya non terapötik laparotomi oranları incelendi. 101 olguda erken ve 4 olguda da geç laparotomi uygulandı. Erken laparotomide % 23 oranında negatif veya non terapötik laparatomi saptandı. Ultrasonografi, Batın Tomografisi ve son zamanlarda Diagnostik Laparoskopi'nin uygulama alanına girmesi bu olgularda negatif laparotomi oranlarının azalmasına katkı sağladığı gösterilmiştir. İmkanların kısıtlı olduğu durumlarda; organ evisserasyonu, lokal yara eksplorasyonu, peritonit bulguları, diagnostik periton lavajı pozitifliği bulgusunun öneminin gösteren bir algoritm, deneyimimiz ve literatür bilgileri dahilinde önerilmiştir. Bu yolla KPDKAY olgularında negatif veya nonterapötik laparotomi oranlarının azaltılabileceği kanaatindeyiz.