Journals / Cumhuriyet Tıp Dergisi (ELEKTRONİK) / 2018 / Cilt: 40 - Sayı: 2
The relationship between lymphocyte / monocyte ratio and short-term mortality in acute ischemic stroke patients
- Pages
- 128–134
- DOI
- —
Abstract
Objective: The lymphocyte / monocyte ratio (LMR) obtained by dividing the number of lymphocytes by monocytenumber is considered a new marker of inflammation. Recent studies have found an inverse relationship between LMRlevels and 3-month functional recovery after acute ischemic stroke (AIS). Our aim in this study is to determine the roleof LMR in the short-term mortality of AIS patients.Method: Our study is a single centered retrospective study. 508 patients with AIS, who presented to our clinic betweenJanuary 2011 and December 2017 and 512 healthy control with similar age and sex were included to our study.Results: While monocyte count was higher in the patient group; lymphocyte count and LMR levels were higher in thecontrol group. The patient group was then divided into two subgroups according to 30-day mortality. When the patientsin the first group survivied (n = 396), the patients in the second group died within 30 days after AIS(n = 112). In thesecond group, the lymphocyte count and LMR levels were lower when the monocyte count was elevated (p < 0.001).Logistic regression analysis showed that uric acid, CRP and LMR are independent variables for the occurrence of 30-daymortality. In addition, ROC analysis revealed that an LMR value below 2.95 can be used as a marker for the short-termmortality of AIS (AUC:0.77, %95 CI:0.67- 0.86,sensitivity:%72.6, specificity: %80.7).Conclusions: Based on our results, it can be concluded that lower LMO levels in patients with AIS are related to shortterm mortality.
Özet
Amaç: Lenfosit sayısının monosit sayısına bölünmesi ile elde edilen lenfosit/ monosit oranı(LMO) inflamasyonu göstermede yeni bir belirteç olarak kabul edilmektedir. Son çalışmalar, LMO düzeyleri ile akut iskemik inme (Aİİ) sonrası 3 aylık fonksiyonel iyileşme arasında ters bir ilişki olduğunu saptamıştır. Bu çalışmadaki amacımız LMO’nun Aİİ hastalarının kısa dönem mortalitesini göstermedeki rolünü saptamaktır. Yöntem: Çalışmamız tek merkezli retrospektif bir çalışmadır. Ocak 2011- Aralık 2017 yılları arasında kliniğimizde Aİİ tanısı ile izlenmiş 508 hasta ile benzer yaş ve cinsiyete sahip 512 kontrol çalışmamıza dahil edildi. Bulgular: Monosit sayısı hasta grubunda yüksekken lenfosit sayısı ve LMO düzeyleri kontrol grubunda yüksek saptandı. Hasta grubu daha sonra 30 günlük mortaliteye göre iki alt gruba ayrıldı. İlk grupta hayatta kalan hastalar varken(n=396) ikinci gruptaki hastalar Aİİ sonrası 30 gün içinde exitus olmuştu(n=112). Bu iki grup kıyaslandığında; ikinci grupta lenfosit sayısı ve LMO düzeyleri düşükken, monosit sayısı yüksekti ( p < 0.001). Aİİ sonrası 30 günlük mortalite ile ilişkili risk faktörlerini belirlemek için yapılan lojistik regresyon analizi ürik asit, CRP ve LMO’nun mortalite gelişimi için bağımsız değişkenler olduğunu ortaya koydu. Ayrıca işlem karakteristiği eğrisi analizi ile LMO için 2.95’in altındaki değerlerin Aİİ'ye bağlı 30 günlük mortaliteyi saptamada kullanılabileceği gösterildi (EAA:0.77, %95 GA:0.67- 0.86,duyarlılık:%72.6,seçicilik:%80.7). Sonuç: Sonuçlarımıza dayanarak Aİİ’li hastalardaki düşük LMO düzeylerinin kısa dönem mortalite ile ilişkili olduğu söylenebilir.