Journals / Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 17 - Sayı: 33

Transformation in the Turkish-Greek Workforce: The Early Years of the Republic

Türk-Rum İş Gücünde Dönüşüm: Cumhuriyetin İlk Yılları

Pages
35–66
DOI
—

Abstract

The vast majority of capital and labour were in the hands of non-muslim minorities and foreigners in the Ottoman Empire. The largest proportion of non-muslim minorities belonged to the Greeks. After the War of Independence succeeded, economic policies that would change this situation started to be implemented. In the Economic Congress which would determine the economic policies of the Republic, a decision was taken to nationalize labour as well as capital. In this context, the Turkish- Greek Population Exchange contributed to Turkey about creating the transformation atmosphere it wished. Although the provisions of the Lausanne Treaty on minority rights and the 1924 Constitution guarantee the rights of non-muslim Turkish citizens, the efforts for the nationalization of labour, which began in 1923, were continued in the following years with various regulations. Merchants and industrialists having capital, population belonging to various occupational groups and workers on various line of business had left Turkey through migrations most of which was a consequence of Population Exchange. After the Population Exchange, the substitution of wage-earners with Turkish and Muslims constituent in the administrative and other office affairs of foreign privileged companies was realized under actual and legal pressures. These pressures covered the self-employed, too. The transformation of majority of the workforce in the agriculture sector originated from the Population Exchange provisions; although there were some relative negativities in terms of Turkey, these negativities could be eliminated in a short time. Therefore, the Turkish-Greek Population Exchange of 1923 included a comprehensive transformation towards the entire workforce with respect toTurkish working life as regards not only the financier class but also the working class. Accordingly, the process of substituting the Greek workforce with the Turkish workforce from the point of the working class in the first years of the Republic forms the subject of the study. In the article, this process of transformation has been attempted to be analyzed in terms of Turkey by utilising Directorate of State Archives Republic Archive documents, official publications, periodicals and books and other articles on the subject

Özet

Osmanlı’da sermayenin ve emeğin büyük çoğunluğu gayrimüslim azınlıkların ve yabancıların elinde idi. Gayrimüslim azınlıklar arasında en büyük oran ise Rumlara aitti. Kurtuluş Savaşının başarıya ulaşmasından sonra bu durumun değiştirilmesini sağlayacak ekonomi politikaları uygulanmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ekonomi politikalarını belirleyecek olan İktisat Kongresi’nde sermayenin yanında emeğin de millîleştirilmesi yönünde bir karar alınmış, bu bağlamda Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Türkiye’ye istediği dönüşüm ortamını oluşturmada katkı sağlamıştır. Lozan Antlaşması’nın azınlık haklarına ilişkin ortaya koyduğu hükümler ve 1924 Anayasası gayrimüslim Türk vatandaşlarının haklarını güvence altına alsa da emeğin millîleştirilmesi yönünde 1923 yılından itibaren başlayan çalışmalar, çeşitli düzenlemelerle daha sonraki yıllarda da devam ettirilmiştir. Çoğunluğu mübadele uygulamasının sonucu olan göçlerle sermaye sahibi tüccar ve sanayiciler, çeşitli meslek gruplarına ait nüfus ve çeşitli iş kollarındaki işçiler Türkiye’den ayrılmıştır. Mübadele sonrası yabancı imtiyazlı şirketlerdeki idari işler ve diğer ofis işlerinde ücretli çalışanların Türk ve Müslüman unsurla ikamesi fiili ve yasal baskılarla gerçekleşmiştir. Bu baskılar serbest meslek sahibi çalışanları da kapsayacak şekildedir. Tarım kesimindeki iş gücünün çoğunluğunun da değişimi mübadele hükümlerinden kaynaklanmış, Türkiye açısından göreli birtakım olumsuzluklar yaşansa da bu olumsuzluklar kısa bir sürede giderilebilmiştir. Dolayısıyla 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Türk çalışma hayatı açısından sadece sermayedar sınıf değil çalışan sınıf açısından da tüm iş gücüne yönelik kapsamlı bir dönüşümü içermektedir. Buradan yola çıkılarak, Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışan kesim açısından Rum iş gücünün Türk iş gücü ile değişim süreci çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Makalede bu değişim süreci Türkiye açısından; Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi belgeleri, resmî yayınlar, süreli yayınlar ile konuyla ilgili diğer kitap ve makalelerden yararlanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır.