Journals / Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 16 - Sayı: 1
TURKEY’S EFFORT TO KEEP THE BALKAN ENTENTE INTACT AND THE TURKISH-GREEK ALLIANCE QUESTS AGAINST ITALIANBULGARIAN REVISIONIST POLICIES
- Pages
- 537–578
- DOI
- —
Abstract
When the “Versailles Treaty Order” in the Balkans started to “toss” because of the Italian and Bulgarian revisionist and revanchist policies, the Balkan countries started to seek a wider regional alliance, in order to protect their common borders and maintain the geopolitical status quo in the region following World War I. The Balkan Entente signed on 9 February 1934 between Greece, Turkey, Rumania and Yugoslavia, was the result of that quest, with Greece and Turkey the pioneers of that effort. The aim of that treaty was to force a united front against Bulgarian and Italian threats, with the signatories agreeing not to engage in any negotiation or agreement with third parties, without the prior consultation of the Balkan Entente. Yugoslavia though, right after Italy’s invasion of Ethiopia, breached that principle by adopting a policy of rapprochement with Italy and Bulgaria and by signing a Friendship and a Non-Aggression Agreement with those two countries. These developments undermined the very foundations of the Entente and forced, in particular, Turkey and Greece to face the unpleasant new reality. Specifically, Turkey embarked on intense diplomatic negotiations in a desperate attempt to retain the Balkan alliance, searching at the same time for an alternative alliance with Greece. This study aims to examine Turkey’s efforts to keep the Balkan alliance intact while at the same time it examines the simultaneous TurkishGreek search for an alternative alliance to the Balkan Entente.
Özet
Birinci Dünya Savaşı sonrası kazanan devletlerin ortaya koymuşolduğu “Versay Düzeni”, Bulgaristan ve İtalya’nın rövanşist verevizyonist politikaları nedeniyle Balkanlarda hızla etkisinikaybetmeye başlayınca bölgedeki statükonun tehdit altına girdiğineinanan Balkan Devletleri, sınırlarını güvenlik altına alabilecek birittifak arayışına girişti. Türkiye ve Yunanistan’ın öncülüğünü yaptığıbu arayış 9 Şubat 1934’te Romanya ve Yugoslavya’nın da dâhil olduğuBalkan Antantı’nın imzalanmasıyla sonuçlandı. İtalyan-Bulgartehdidine karşı bölgede kolektif bir güvenlik çemberi yaratmayıamaçlayan Antant, temelde üyelerin bir diğerine danışmaksızın üçüncübir devletle herhangi bir görüşme ya da anlaşma gerçekleştirilmemesigerektiği ilkesine dayanıyordu. Ancak Balkan Paktı çok geçmedenzayıflamaya başladı. Bunun en önemli nedeni bölgede İtalyan veBulgar tehdidinin giderek daha fazla hissedilmesi ve Yugoslavya’nın builkeye aykırı hareket etmeye başlamasıydı. Yugoslavya’nın 1935’teİtalya’nın Habeşistan’ın işgalinden sonra İtalya ve Bulgaristan ileyakınlaşma siyaseti benimsemesi ve 1937 yılı başında her iki devletlede birer dostluk ve saldırmazlık anlaşması imzalaması Antantı adetatemellerinden dinamitledi. İttifakın oluşturulmasındaki iki baş aktörTürkiye ve Yunanistan bu gelişmeler bir yol ayrımına gelindiğisonucuna vardı: Antant’ı “kurtarmak” ya da yeni bir ittifak oluşturmak.Türkiye bir taraftan Antantı ayakta tutmak için yoğun diplomatiktemaslarda bulunurken diğer taraftan Yunanistan ile yeni bir ittifakarayışına girişti. Bu çalışmanın amacı İkinci Dünya Savaşı’na gidensüreçte Yugoslavya’nın “ittifakın önemini azaltan eylemleri” ve İtalyanBulgartehdidi karşısında Türkiye’nin Antantı ayakta tutabilmek içingeliştirmeye çalıştığı politikaları ve eş zamanlı olarak Antantaalternatif olarak Türkiye ve Yunanistan’ın ittifak arayışlarını ele almakve analiz etmektir.