Journals / BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 1
Investigation of the Relationship between Prayer and Coping Styles in the Early Adulthood
- Pages
- 177–206
- DOI
- —
Abstract
In religious beliefs or behaviours, prayer is described as the spirit and essence of religion. Prayer, one of the greatest religious supports in overcoming the problems faced by individuals in their lives is considered as a religious coping method in this research. In this context, this study focuses on different varieties of prayer in relation to different coping styles in young adults with regard to some demographic variables. In addition, the relationship between prayer and religiosity is emphasized as prayer is considered a religious coping method. In this context, the relationship between prayer, coping styles and religiosity is examined in accordance with the correlational research model. The sample of the study consists of 415 people in the early adulthood. According to the study findings, only the income situation from demographic variables caused a significant difference on prayer. Religiosity also emerged as an important factor in explaining prayer. A positive correlation was also found between problem-oriented coping styles and the sub-dimensions of prayer scale. Furthermore, there is a negative relation between spiritual discontent and emotion-focused coping styles. We are finally led to the conclusion that certain varieties of prayer are connected to certain styles of coping.
Özet
Dini inançlar veya davranışlar içerisinde dua, dinin ruhu ve özü olaraknitelendirilmektedir. Bireylerin yaşamlarında karşılaştıkları problemleri aşmada enbüyük dini desteklerden biri olan dua, bu araştırmada bir dini başa çıkma yöntemiolarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede araştırmada, duanın değişik göstergeleri ile başaçıkmanın farklı boyutları arasında ne tür bir bağlantının olduğu ve bu ilişkinin farklıdemografik değişkenlere bağlı olarak nasıl bir değişme gösterdiği incelenmektedir.Ayrıca duanın bir dini başa çıkma yöntemi olarak nitelendirilmesinden dolayı dindarlıkile dua arasındaki ilişki ve etkileşim üzerinde de durulmaktadır. Bu kapsamda çalışmada,korelasyonel araştırma modeline uygun olarak dua, başa çıkma tarzları ve dindarlıkarasındaki ilişki ve etkileşim incelenmektedir. Araştırmanın örneklemini ilk yetişkinlikçağında bulunan 415 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda cinsiyet, yaş,medeni durum, sosyal çevre ve eğitim durumu dua üzerinde anlamlı bir farklılığa sebep olmazken, gelir durumunun anlamlı farklılığa sebep olduğu görülmüştür. Araştırmasonuçlarına göre dindarlık, duanın açıklanmasında önemli bir faktör olarak ortayaçıkmıştır. Ayrıca herhangi bir sebeple Tanrı’ya yönelerek ona yalvaran, ondan yardımdileyen, ona şükreden ve duanın pozitif etkilerini yaşayan bireylerle sorunlar karşısındayılmadan mücadele eden, aktif bir şekilde sorunların üstesinden gelmek için uğraşanbireylerin puanları arasında pozitif yönde ilişkilerin varlığı tespit edilmiştir. Yine duanınmanevi hoşnutsuzluk boyutu ile duygusal odaklı başa çıkma tarzları arasında negatifbir ilişki belirlenmiştir. Sonuç olarak başa çıkmanın farklı boyutlarıyla duanın değişikgöstergelerinin birbirleriyle ilişkili olduğu görülmüştür.