Journals / BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ / 2020 / Cilt: 7 - Sayı: 2
Revisiting Ignaz Goldziher’s Views on the Prophet and Hadiths in the Context of ‘Islamic Culture and Studies I-II’
- Pages
- 339–364
- DOI
- —
Abstract
Orientalism is a concept that refers to the area in which Westerners study the culture of Eastern people in general and Islamic culture in particular. Orientalists have adopted the method, which is developed by Western scholars to analyze their own religious sources, to analyze the Islamic sources, as well. As a Jewish-origin Hungarian Orientalist Ignaz Goldziher (1850-1921) is one of the leading names. He is the first to systematically criticize hadiths in the West. In the second volume of his work “Muhammedanische Studien”, Goldziher mainly focused on hadith subjects and took a text-based approach in dating hadiths. Although he mentions the existence of attribution/isnad of hadiths in this work, he does not see attribution as a credible element in the evaluation of hadiths. Goldziher who is famous in the Western world with his numerous studies on Islamic culture, paved the way for Western researchers who came after him. In the Islamic world, especially in our country, his historicist approach and his works based on the “Old Testament” criticism method have been on the agenda of scholars working in this field. It is known that many books and articles have been published about Goldziher’s Studies on Hadith and his view of Hadith. Especially in order to analyze Goldziher’s thoughts about hadiths in a healthy way, a new article on his approach to hadith is needed, taking into account his views on the Qur’an and the Holy Prophet. In this article, in line with the mentioned goal, in the context of Goldziher’s work named “Muhammedanische Studien”; His views on the Prophet and hadiths will be criticized, and within the framework of the works and data he obtained in later periods, in line with the articles he wrote, the new findings and changes in his views will be discussed. In addition, the nature of his changes of opinion on hadith and sunnah will be emphasized.
Özet
Oryantalizm genelde Batılıların Doğu halklarının kültürünü özelde de İslam kültürünü inceledikleri alanı ifade eden bir kavramdır. Oryantalistler, Batılı ilim adamlarının kendi dinî kaynaklarını incelemek için geliştirdikleri yöntemi, İslami kaynaklara da uygulama yolunu benimsemişlerdir. Bunların başında Yahudi asıllı Macar şarkiyatçı Ignaz Goldziher (1850-1921) gelmektedir. O, Batı’da hadisleri ilk defa sistemli bir şekilde tenkide tabi tutan kişidir. Goldziher “Muhammedanische Studien” isimli eserinin ikinci cildinde ağırlıklı olarak hadis konularına yer vermiş ve hadislerin tarihlendirilmesi hususunda metin eksenli bir yaklaşımı esas almıştır. O, bu eserinde, hadislerin isnadının varlığından söz etmekle beraber, hadislerin değerlendirilmesinde isnadı itibar edilir bir unsur olarak görmemiştir. İslam kültürü üzerine yaptığı çok sayıdaki çalışmalarıyla Batı dünyasında meşhur olan Goldziher, kendinden sonra gelen Batılı araştırmacıların da bu konuda yolunu açmıştır. Ülkemiz başta olmak üzere İslam dünyasında, onun tarihselci yaklaşımı ve “Eski Ahid” tenkid metodunu esas alan çalışmaları bu alanda çalışan ilim adamlarının gündeminde olmuştur. Goldziher’in hadisçiliği ve hadislere bakışı hakkında çok sayıda kitap ve makale çalışmasının yapıldığı malumdur. Özellikle Goldziher’in hadisler hakkındaki düşüncelerinin sağlıklı bir şekilde analiz edilebilmesi için onun Kur’ân ve Hz. Peygamber hakkındaki görüşleri dikkate alınarak hadisçiliğini konu edinen yeni bir makale çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Sözü edilen amaca yönelik olarak, bu makale çalışmasında Goldziher’in “Muhammedanische Studien” isimli eseri bağlamında; Hz. Peygamber ve hadisler hakkındaki görüşlerinin kritiği yapılıp, daha sonraki dönemlerde elde ettiği eser ve veriler çerçevesinde, kaleme aldığı makaleleri doğrultusunda, yeni tespit ve görüşlerindeki birtakım değişiklerin neler olduğu gibi hususlar ele alınacaktır. Ayrıca onun hadis ve sünnet hakkındaki görüş değişikliklerinin mahiyetine vurgu yapılacaktır.