Journals / Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 17 - Sayı: 17
As‘harite Claims on the Non-Islamic Origin of Ismā‘īlism
- Pages
- 241–278
- DOI
- —
Abstract
Ismā‘īlism appeared in the Iraqi region at the end of the second century. Through the activities of secret da‘wah carried out for almost a century, the sect has spread in Iraq, Khorasan, Mawarannahr, Bahrain, Yemen and North Africa. The establishment of the Fatimid Caliphate in the 3th/10th century was a turning point in the history of the sect because the first time in its history, Ismā‘īlism gained an official state support. However, in the early periods, the sovereignty of this state was limited to North Africa. By the second half of the 4th (11th) century, the Fatimids became an important political rival to the Abbasids. They managed to conquer Egypt, where Sunnis lived mostly, and then Syria. With this rapid rise, its opponents’ discourse of Ismā‘īlism began to become very negative. For example, al-Qādir Billāh, the Abbasid caliph, issued a manifesto in 402/1012 and claimed that they came from Daysan b. Sa‘id al-Khurrami. Abd al-Kahir al-Baghdadi, who lived in the same period with him, went one step further and claimed that they were Dahri (Materialist). In the post-Baghdadi period, Nizam al-Mulk, Gazzâlî and Fahruddin al-Râzî continued similar claims. In this article we will focus on these scholars’ claims on the non-Islamic origin of Ismā‘īlism and try to analyze historical and religious background of these discourse.
Özet
İsmâiliyye mezhebi, hicrî ikinci asrın sonlarında Irak bölgesinde ortaya çıktı. Yaklaşık bir asır boyunca gizlice yürütülen davet faaliyetleri, mezhebin Irak, Horasan,Maverâünnehir, Bahreyn, Yemen ve Kuzey Afrika bölgelerinde yayılmasını sağladı.3.10. asırda Fâtımîler Devleti’nin kurulması ise mezhebin tarihinde bir dönüm noktasıoldu. Zira İsmâiliyye, tarihinde ilk defa resmî bir devlet desteğine kavuştu. Ne var kibu devletin etkinlik alanı ilk dönemlerde sadece Kuzey Afrika ile sınırlıydı. 4/11. asrın ikinci yarısına gelindiğinde ise Fâtımîler, önemli bir siyasal rakip konumuna geldi.Çoğunlukla Sünnîlerin yaşadığı Mısır’ı ve akabinde Suriye’yi fethetmeyi başarmışlardı.Onun bu hızlı yükselişi ile birlikte muhaliflerinin İsmâiliyye söylemi de çok olumsuzbir hal almaya başladı. Mesela Abbâsî halifesi Kâdir Billâh, 402/1012 yılında bir bildiriyayınlayarak onların Deysânî bir kökenden geldiğini iddia etti. Yaklaşık aynı dönemdeyaşayan Abdülkâhir el-Bağdâdî ise bir adım daha ileri gidip onların Dehrî (Materyalist) olduğunu ileri sürdü. Bağdâdî sonrası süreçte Nizâmülmülk, Gazzâlî ve Fahreddîner-Râzî de benzer iddiaları devam ettirdi. Bu makalede biz, söz konusu âlimlerinİsmâiliyye’nin İslam dışı köklerine dair iddiaları üzerinde duracak ve bu iddiaların tarihsel ve dinsel sebeplerini analiz etmeye çalışacağız.