Journals / Arşiv Kaynak Tarama Dergisi / 2021 / Cilt: 30 - Sayı: 1
Orthognathic Surgical Treatment and Its Effect on Soft Tissues
- Journal
- Arşiv Kaynak Tarama Dergisi
- Pages
- 13–21
- DOI
- —
Abstract
Orthodontic and surgical procedures used in the treatment of severe skeletal discrepancies exceeding the capacity of orthodontic treatment alone in patients who have completed their growth and development are called orthognatic surgery. As a result of this treatment, it should be aimed to achieve an acceptable and balanced face appearance, masticatory and speaking functions and to solve the chief complaints of the patient. The soft tissues of the face reflect the underlying skeletal structure, so skeletal discrepancies inevitably affect the soft tissues of the face. In the 1900s, when orthodontics was established as a specialty, treatments were planned primarily to achieve an ideal occlusion, according to ‘Angle's hard tissue paradigm’; however, in recent years, the ‘soft tissue paradigm’ focusing on the treatment of facial soft tissues in dentofacial problems has started to be accepted in orthodontics and orthognathic treatments. In soft tissue paradigm, primarily the adaptation and balance of facial soft tissues is aimed after surgery. In this article, a review of the literature on indications, movement capacity and effects of orthognatic surgery on soft tissues is presented.
Özet
Gece vardiyasında çalışan bireylerde gündüz çalışanlara göre daha fazla metabolik risk faktörleri rastlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, literatürde vardiyalı çalışanlarda uykusuzluk ve kalp hastalıkları risklerini araştıran çalışmaları tanımlamaktır. Değerlendirmeye tanımlayıcı, kesitsel, kohort, sistematik derleme, ve meta-analiz, prospektif kohort ve ilişki arayıcı türde toplam 12 çalışma dahil edilmiştir. Bulgular: Litaratürde vardiyalı çalışanlarda uykusuzluk ve kalp hastalıkları risklerini tanılamaya yönelik olarak yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde, vardiyalı çalışanların uyku bozuklukları yaşadıkları ve sirkadiyen ritmin bozulduğu görülmüştür. Bunun sonucunda çalışanların, vardiyalı çalışmayanlara göre kardiyovasküler hastalık ve koroner kalp hastalığı riskinin yüksek olduğu; bu riskin çalışma yılı ile birlikte arttığı belirlenmiştir. Ayrıca kardiyovasküler hastalık mortalite riskinin çalışanlar için yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuç: Bu sistematik derleme sonucunda vardiya çalışmanın uykusuzluk ile kardiyovasküler hastalık arasında ilişkisi olduğu fakat vardiyalı çalışmanın kalp hastalıkları üzerindeki etkisini değerlendiren çalışmaların sayıca yetersizliği olmasının yanı sıra fiziki etmenlerden ve psikososyal faktörlerden bağımsız olarak vardiyalı çalışma ile kardiyovasküler hastalık riski arasındaki ilişkinin değerlendirilememiştir.