Journals / Bingöl Üniversitesi İlahiyat FakültesiDergisi / 2022 / Cilt: 0 - Sayı: 19

Mullah Ahmad al-Cezerî’s Nouns Theory In the Context of Attachment Comparison

Tevkîfîlik-Kıyâsîlik Bağlamında Molla Ahmed el-Cezerî’nin Esmâ Nazariyesi

Pages
161–185
DOI
—

Abstract

The value of knowledge is equivalent to the value thing which is known in terms of epistemology.The ultimate knowledge in Islamic belief is knowledge about Allah. Since it is subject on Allah, the science of kalam has been considered worthy of the highest rank in the honor chart. Different methods of inference have been improved about who and how Allah is in kalam. As for that the Qur'an has introduced Allah with His beautiful names (Esmâ-i Hüsnâ). His beautiful names have been regarded among the most valuable sources of information due to its distinctive importance in defining Allah. In respect to this, knowing His beautiful names is a necessary knowledge, not necessarily, but indispensable. His beautiful names is the most authentic way of knowing Allah, a divine opportunity presented by Allah to human comprehension. It is the most authentic reference point for an authentic Allah’s envisagement. One of those who preferred the introducing method of Allah from His Names is the mystic Mullah Ahmed al-Cezerî. Mullah expressed Allah’s existence, unity, creativity, uniqueness and relationship with the names. He handled with each name as a sign of a different aspect. In Mullah's mystic philosophy, each name is also a sign of divine magnificence. In Mullah’s opinion, Allah revealed His transcendent and absolute essence to human comprehension through His Names. In this respect, each divine name is Allah’s aspect manifestation. Just as it sheds light on another aspect of truth, every particle of existence is a mirror reflecting the truth. That is to say, existence is the Allah proof existence, and the name is the proof that the existence is from Him. In the study, Mullah's Allah conception will be based on His beautiful names, and its in- sect originality regarding the divine name will be based in the context of attachment comparison.

Özet

Bilgi felsefesi açısından bilginin değeri bilinenin değeriyle eşdeğer kabul edilmektedir. İslam inancında ise bilginin en yücesi, Allah hakkındaki bilgidir. Kelam ilmi Allah’ı konu edindiğinden şeref kartelasının en üstün mertebesine layık görülmüştür. Kelamda Allah’ın kim ve nasıl olduğuna dair birbirinden farklı istidlal yöntemleri geliştirilmiştir. Kur’ân ise Allah’ı daha çok Esmâ-i Hüsnâ’sıyla tanıtmıştır. Esmâ-i Hüsnâ, Allah’ı tanımada ayırıcı bir önemi haiz oluşundan dolayı en değerli bilgi kaynakları arasında sayılmıştır. Bu bakımdan Esmâ-i Hüsnâ’yı bilmek olmazsa olmaz kabilinden zorunlu bir bilgidir. Esmâ-i Hüsnâ, Allah’ı tanımanın en sahici yolu ve insan idrakine sunulan ilahi bir imkândır. Sahih bir Allah tasavvurunun en sağlam başvuru merciidir. Allah’ı esmâsından tanıtma yöntemini seçenlerden biri de mutasavvıf Molla Ahmed el-Cezerî’dir. Cezerî, Allah’ın varlığını, birliğini, yaratıcılığını, benzersizliğini ve alemle olan ilişkisini esmâsı ile ifade etmiş, O’nun her bir ismi farklı bir veçhesinin işareti olarak kabul etmiştir. Ona göre her bir esmâ aynı zamanda ilahî azametin birer işaretidir. Allah, aşkın ve mutlak zatını, insan idrakine esmâsı yoluyla açmıştır. Bu bakımdan her bir ilahi isim Allah’ın bir yönünün tecellisidir. Hakikatin bir başka veçhesine ışık tuttuğu gibi mevcudatın her bir zerresi de hakikati akseden bir aynadır. Yani varlık Allah’ın varlığının delili, isim ise varlığın ondan olduğunun kanıtıdır. Çalışmada Cezerî’nin Allah tasavvuru Esmâ-i Hüsnâ üzerinden ele alınacak vetemellendirilip mensubu olduğu Eş’arî mezhebine muhalif hususlar tevkîfîlik-kıyasîlik bağlamında temellendirilecektir.