Journals / Bilimname / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 38

DISTINCTIVE REMARKS ON THE PROPHET’S PARENTS: Edition and Analysis of an Epistle Attributed to Ibrāhīm al-Ḥalabī (d. 956/1549)

EBEVEYN-İ RESÛL MESELESİNE ÖZGÜN YAKLAŞIMLAR: İbrahim el-Halebî’ye (ö. 956/1549) Nispet Edilen Bir Risalenin Neşri ve Analizi

Journal
Bilimname
Pages
57–81
DOI
—

Abstract

The religious position of the Prophet’s parents (abawayn al-Rasūl), who had died before the Prophet assigned as prophet, in this world in terms of Islamic belief and whether they both will be from the saved people (ahl al-najāt) hereafter or not, has been discussed by Muslim scholars in various contexts throughout the history of Islamic thought and different opinions have been suggested regarding it. There are many scholars who wrote independent epistles during the Ottoman period. One of them is Ibrāhīm al-Ḥalabī (d. 956/1549) who leave a significant trace on Ottoman religious thought with both his works and ideas. Al-Ḥalabī has an epistle on the issue, whose manuscripts exist in various manuscript libraries and was printed under the title of Risāla fī abawayn al-Nabī. However, the epistle which the present study edited and analyzed is another work on the same issue, which enables us to think it could be attributed to al-Ḥalabī because of the expression “al-Faqīr Ibrāhīm al-Ḥalabī says …” in the beginning of the text, and has only one extant manuscript as far as we find. Not only the fact that it is written by an important figure in Ottoman religious thought and has only one extant manuscript according to our findings, but also it suggests distinctive approaches and ideas about the religious position of the Prophet’s parents is the reason why the present study including the edition and analyze of the epistle is studied.

Özet

Hz. Peygamber’in anne ve babasının (ebeveyn-i Resûl) iman bakımındandünyadaki durumları ile ahirette Cennet’e gidip gitmeyecekleri meselesi İslamdüşünce tarihi boyunca Müslüman âlimler tarafından çeşitli bağlamlardatartışılmış ve konu hakkında farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Mesele üzerineözellikle Osmanlı döneminde müstakil risaleler kaleme alan birçok âlimbulunmaktadır. Bunlardan biri de gerek yazdığı eserlerle gerekse de görüşleriyleOsmanlı dinî düşüncesinde önemli izler bırakan İbrahim el-Halebî’dir (ö.956/1549). Halebî’nin yazma eser kütüphanelerinde nüshaları bulunan ve Risâlefi hakkı ebeveyi’r-Resûl adıyla neşredilen bir ebeveyn-i Resûl risalesibulunmaktadır. Ancak bu çalışmanın konu edindiği ve neşrini gerçekleştirdiğirisale henüz tek nüshasını tespit edebildiğimiz ve metnin baş kısmında “el-Fakîrİbrahim el-Halebî der ki” ibaresiyle Halebî’ye ait olabileceğini düşündüğümüzaynı konuya (ebeveyn-i Resûl) dair bir başka eserdir. Osmanlı dinî düşüncesiaçısından önemli bir şahsiyete nispet edilmesi ve henüz tek nüshasının tespitedilebilmiş olması bir yana risalede ebeveyn-i Resûl konusuna dair özgünyaklaşım ve görüşler ortaya konulması eserin neşrini ve muhteva analizini içerenbu makalenin yazılış gerekçesidir.İbrahim el-Halebî’ye nispet edilen bu risaleyi özgün kılan hususların başında,meseleyi fer’î/amelî değil, usulî/itikadî bir konu olarak gören müellifin, ulematarafından ebeveyn-i Resûl konusunda serdedilen görüşleri, “fetret ehlinindurumu” zemininde verilen cevaplar bağlamında gruplandırması gelmektedir.Buna göre fetret ehlinin iman etmekle mükellef olup iman etmedikleri takdirdeazap göreceğini söyleyenler, iman ile mükellef olmadığını söyleyenler ve bukonuda susanlar olmak üzere üç ana grup bulunmaktadır. Fetret ehlini iman ilemükellef görenler ise ebeveyn-i Resûl konusunda dört farklı görüşe sahipolmuşlardır. Böylece toplamda altı farklı görüş ortaya çıkmıştır