Journals / Bilimname / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 37

THE RELATION BETWEEN RELIGION AND SCIENCE AND INSTRUMENTALITY OF CONFLICT

DİN-BİLİM İLİŞKİSİ VE ÇATIŞMANIN ARAÇSALLIĞI

Journal
Bilimname
Pages
1057–1084
DOI
—

Abstract

Culture is a historical accumulation of substance and meaning. This accumulation has a characteristic in the historical process with its continuity, factuality, dynamics and subject to change. Although it is possible to talk about community-specificity in culture, different experiences, experiences and achievements, it is inclusive with its being a human product, its determinism and its common phenomenon of humanity. It is a cognitive and mental integrity that encompasses every unit of human and human beings, from the purest folk tale to the most complicated mathematical theorem, mythology, magic, religious belief, political perception to artistic creativity. Religion and science, the two main dynamics of social structure, are the most important milestones of this unity. These two elements, which are sub-parts of culture, have been the main problem of every study subject of social sciences. In particular, the relationship between these two elements was pushed into a complicated discussion by the cultural mentality that built the modern era. Both conceptual and factual contents of both elements have been deliberately dragged into the quagmire of conflict and conflict…

Özet

Düşünce tarihinin en çetrefilli problemlerinden biri, din-bilim ilişkisidir. Builişkinin özellikle klasik sekülarizmin inşasında önemli bir tartışma konusuolduğu ve bu tartışmaların yine sekülarizm lehine sonuçlandığı vakıadır.Özellikle beşerin tarihsel dönüm noktalarını, insanın entelektüel gelişimineendeksli büyü, din ve bilimden oluşan bir evrimsel silsile üzerindendeğerlendiren etnolojik, antropolojik ve analojik bağlamlı evrimci teoriler, butartışmaya ciddi bir arka plan oluşturmuştur. Her iki kavramın ontolojik,epistemolojik ve metodolojik farklılıkları, din ve bilim ilişkisinin mutlakuyuşmazlığı için ana argümanlar olarak kabul edilmiştir. Çatışma tezininsonuçları da bu perspektifin ürünüdür. Bu sonuçları en verimli şekildekullananlar ise kuşkusuz, iktidar ve onun kurumları olmuştur. Bir başka ifadeyleçatışmanın iktidar için anlamı, kitleleri daha kolay yönetebilme ereğiyle uyumlusiyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel stratejilerle çekişmeyen ve çelişmeyenolaylar ve taraflar yaratmak için önemli bir aygıt olmasıyla doğrudan ilişkilidir.Bu makalenin amacı da bu iki olgunun hem ontolojik hem de epistemolojikiçerikleri ve kaynakları dikkate alınarak, çatışma tezinin araçsallık, eklemlenmeve nihayetinde aldatmacaya dönüşme süreci, iktidar faktörü de göz ardıedilmeden, din ve bilim kavramlarının özgünlüğünden hareketledeğerlendirmektir.