Journals / Bilimname / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 37

JAṢṢĀṢ’S CRITICISMS OF SHĀFİʿĪ’S CONCEPT OF THE BAYĀN

CESSÂS’IN ŞÂFİÎ’NİN BEYÂN ANLAYIŞINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERİ

Journal
Bilimname
Pages
1085–1116
DOI
—

Abstract

In this article, al-Jaṣṣāṣ’ critiques of al- Shāfiʿī’s bayān concept are examined and analyzed. Al- Shāfiʿī, the disciple of both Imam Muhammad and Imam Mālik, developed a new conception of legal thought (uṣūl) because he did not satisfy the understanding of his time. Although there is no dispute between the Islamic legal schools (madhhabs) over the legislative authoritativeness of the Qur'an, their approach to the Sunnah differs. Both Hanafi scholars and al-Mālik would not rely on khabar al-ahad because of a disconnection in meaning (al-inqita al-manawi) in it and its contradiction to the Practice of the People of Madina (amal ahl alMadinah) respectively. In addition, Hanafi scholars stated that the Qur’anic general words (‘amm) express certainty and that the Qur’anic verses cannot be allocated with the reports (khabar) expressing suspicion (zann). Al-Shāfiʿī gives central importance to the Sunnah in his concept of the bayān not because he disputed the attitudes of the present legal schools towards the Qur’an, but because he disapproved their approaches to the Sunnah represented by alakhbar al-ahad. Thus, it is possible to say that al-Shāfiʿī developed his legal though (uṣūl) through the bayān concept, and the bayān concept through the Sunnah. According to Al-Shāfiʿī, since in various verses in the Qur’an God has imposed the obligation on people to obey the Prophet; then, accordingly khabar al-ahad has a great intense significance as well and they are no different from the Qur’an in terms of legislation.

Özet

Bu makalede, Cessâs’ın İmam Şâfiî’nin beyân anlayışına yönelttiği eleştirilerdoğrudan incelenmiş; Cessâs dışında bu teoriye eleştiri getiren âlimlerindüşüncelerine ve bu teoriyi savunanların gerekçelerine de dolaylı olarak temasedilmiştir. Hem İmam Muhammed’in hem de İmam Mâlik’in talebesi olan İmamŞâfiî, dönemindeki mevcut usul anlayışından memnun olmadığından yeni birusul anlayışı inşa etmiştir. Onun için, usul anlayışını beyân kavramı üzerinden;beyânı da sünnet üzerinden şekillendirdiğini söylemek mümkündür. O, mevcutfıkıh ekollerinin Kur’ân’a değil; haber-i vâhidlerle nakledilen sünneteyaklaşımlarını doğru bulmadığından beyân teorisinde sünnete merkezi bir önematfetmektedir. Ona göre Kur’ân ve Sünnet ilkten hüküm koymaları bakımındaneşit seviyededirler. Şâfiî, beyân sözcüğüne bir tanım getirerek onu bir terimmahiyetinde zikreden ilk kişidir. Tanımlamasının ardından yaptığı taksimdebeyânı beşli bir tasnife tabi tutmuştur. Şâfiî bütün beyân türlerini Kur’ân’a ircaetmekte ve iyi bir Arapça bilgisine sahip olunup Kur’ân iyi anlaşıldığı takdirdenasların sahih bir şekilde anlaşılacağını savunmaktadır. Hanefî usulcüsü Cessâs,beyân adında bir teori ürettiği için değil; beyânın tanımında ve taksimatındatutarsızlıklar bulunduğu gerekçesiyle Şâfiî’ye eleştiriler yöneltmiştir. Cessâs’agöre onun yaptığı tanım maksadını açık bir şekilde ifade etmediği gibi; beyânınkısımları da tutarsızlıklar barındırmaktadır.Şâfiî gerek Cessâs tarafından gerekse başka alimler tarafından icmâı beyânınkısımları arasında zikretmediği için de eleştirilmiştir. Cessâs’a göre ictihadınbeyânın kısımları arasında zikredilmesindense icmâın zikredilmesi dahauygundur.