Journals / Bilimname / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 43

THE PROBLEMS OF IBN AL-JAWZĪ’S CONCEPTION OF NAẒĀIR

İBNÜ’L-CEVZÎ’NİN NEZÂİR ANLAYIŞININ SORUNLARI

Journal
Bilimname
Pages
129–168
DOI
—

Abstract

The oldest surviving work on al-wujūh wa’l-naẓāir is Mukātil ibn Sulayman’s (d. 150/767) work. Consequent to being the oldest surviving work on this subject, if Mukātil ibn Sulayman’s al-Wujūh wa’l-Naẓāir is accepted as a milestone, it could be said that works on “al-wujūh wa’l-naẓāir” date back to the early period of Islam. Except for the work of al-Hakīm al-Tirmidhī (d. 320/932) named Tahsīl al-Naẓāiri'l-Qur’ān, in the works written about al-wujūh wa’l-naẓāir, wujūh refers to “the words in the Qur’an that signifies two or more meanings”. As for al-naẓāir, it is equivalent to “other instances where the words used for different meanings in the Qur’an is mentioned or repeated with any of these meanings.” In the light of study and review of the literature on al-wujūh wa’l-naẓāir, as well as the opinions expressed on the subject, we think that it would be appropriate to understand these terms (al-wujūh wa’l-naẓāir), in the way it has been stated above. Although, it is observed that different definitions are made especially regarding al-naẓāir. The fact that the authors before Ibn al-Jawzī (d. 597/1201) did not define al-wujūh wa’l-naẓāir can be regarded as the most important reason for these different definitions. In addition, it is possible to say that there are other reasons for the emergence of different definitions.

Özet

Günümüze ulaşan ilk eser olması hasebiyle Mukâtil b. Süleyman’ın el-Vücûh ve’nNezâir’i bir milat kabul edildiği takdirde, vücûh ve nezâirle ilgili eserlerinoldukça erken bir dönemden itibaren telif edildiği söylenebilir. Konuyla ilgilibirçok eser telif edilmiş olmasına karşın, İbnü’l-Cevzî’den önceki müelliflervücûh ve nezâire dair herhangi bir tanım yapmamıştır. İbnü’l-Cevzî “vücûh venezâir”i, “bir kelimeden Kur’an’ın farklı yerlerinde farklı anlamlar kastedilmesi”diye tarif etmiş, devamında “nezâirin lafızlarda, vücûhun ise manalardabulunduğu”nu söylemiştir. Bu tarif klasik dönemde İbn Teymiye, Zerkeşî, Süyûtîve Taşköprîzâde tarafından eleştirilmiştir. Söz konusu eleştiriler nedeniyle olsagerek, Kâtip Çelebî ve muhtemel başka istisnalar dışında, İbnü’l-Cevzî’nintanımını benimseyen yok gibidir. Son dönemde de çeşitli eleştirileryöneltilmekle birlikte, İbnü’l-Cevzî’nin tanımı bazı araştırmacılar tarafındanbenimsenmiş, bunun en uygun nezâir tanımı olduğu öne sürülmüştür. Fakatİbnü’l-Cevzî’nin tarifi konuyla ilgili eserlerin muhteva ve üslûbü açısından bazısorunlar taşımaktadır. Makalede İbnü’l-Cevzî’nin nezâir anlayışının, vücûhnezâir literatürünün üslûbu çerçevesinde değerlendirilmesi ve sorunluyönlerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda sekiz eserçerçevesinde ve “maraz” lafzı örneğinde vücûh ve nezâir literatürünün üslûbutanıtılacak, bu sayede İbnü’l-Cevzî’nin tarifinin tahlili yapılacaktır. Böylece ilgilieserlerin muhteva ve üslûbuna en yakın anlayışın tespitine katkı sunulmasıhedeflenmektedir.