Journals / Bezmiâlem Science / 2020 / Cilt: 8 - Sayı: 4

COVID-19 and Phytotherapy

COVID-19 ve Fitoterapi

Pages
428–437
DOI
—

Abstract

SARS-CoV-2 (Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus2), emerging in Wuhan city, China, causing COVID-19 disease,has been described as a pandemic by WHO (World HealthOrganization), leading to outbreaks of pneumonia. The COVID-19pandemic continues to affect millions of people worldwide. SARSCOV-2 enters the cell via ACE-2 (Angiotensin-converting enzyme2) receptor. These receptors are predominantly found in lung, smallintestine, and vascular endothelial cells. Since ACE 2 is found morefrequently in these tissues, common clinical symptoms includefever, cough, sore throat, fatigue, dyspnea, and diarrhea. Currently,although symptomatic treatments are applied for COVID-19, thereis no specific treatment yet. It takes a long time before targetedtherapies can be found. For this reason, it is necessary to developemergency treatment or methods that can quickly control thedisease. Phytotherapeutic compositions offer a potentially valuableresource for this purpose. Many countries, especially China,aimed to reduce morbidity and mortality by using phytotherapythroughout COVID-19 patients. Phytotherapeutic products areknown to be safe and tolerable with their background knowledge.In this regard, the use of phytotherapy as a complementarytreatment in COVID-19 patients is very important. In this review,phytotherapeutic approaches related to symptoms that may occur inthe clinical course of COVID-19 disease will be discussed.

Özet

Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 (Şiddetli Akut Solunum Sendromu Korona Virüsü 2), pnömoni salgınlarına yol açarak DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından pandemi olarak nitelendirilmiştir. COVID-19 pandemisi dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkilemeye devam etmektedir. SARS-COV-2, ACE-2 (Anjiyotensin dönüştürücü enzim 2) reseptörünü kullanarak hücre içine giriş yapmaktadır. Bu reseptörler ağırlıklı olarak akciğer, ince barsak ve vasküler endotel hücrelerinde bulunmaktadır. ACE 2’nin bu dokularda daha sık bulunması sebebiyle, yaygın görülen klinik semptomlar arasında ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yorgunluk, dispne ve ishal yer almaktadır. Şu anda, COVID-19 için semptomatik tedaviler uygulansa da henüz spesifik bir tedavisi bulunmamaktadır. Hedefe yönelik tedavilerin bulunabilmesi için çok uzun bir zaman geçmesi gerekmektedir. Bu sebeple acil tedavi veya hızlı bir şekilde hastalığı kontrol altına alabilecek yöntemler geliştirilmesi gerekmektedir. Fitoterapötik bileşimler, bu amaçla potansiyel olarak değerli bir kaynak sunmaktadır. Başta Çin olmak üzere pek çok ülke COVID-19 hastalarında, tedavi seyri boyunca fitoterapiyi uygulayarak morbiditeyi ve mortaliteyi azaltabilmeyi amaçlamıştır. Fitoterapötik ürünler geçmişten gelen bilgi birikimi ile birlikte güvenli ve tolere edilebilir olduğu bilinmektedir. COVID-19 hastalığında tamamlayıcı tedavi olarak kullanımı bu açıdan çok önemlidir. Bu derlemede COVID-19 hastalığının klinik seyrinde ortaya çıkabilecek semptomlara ilişkin fitoterapötik yaklaşımlardan bahsedilecektir.