Journals / Balkan Medical Journal / 2012 / Cilt: 29 - Sayı: 2
Benign ve malign tiroid nodüllerinin gelişiminde insulin-Like growth factor 1’in rolü
- Journal
- Balkan Medical Journal
- Pages
- 133–138
- DOI
- —
Abstract
Objective: This study aims to investigate the role of IGF-1 in the development of nodular thyroid disease.Material and Methods: A total number of 100 consecutive patients operated for nodular thyroid disease in our institution were included in this prospective study. In addition to classical pathological examinations, nodules and extranodular healthy tissues were sampled and immunochemically stained for IGF-1. The materials were independently evaluated using an Allred Scoring System ranging from 0 to 8. If the score was ≥1, the tissue was accepted as IGF-1 positive. Results: IGF-1 positivity was observed in 88% and 58% of the samples obtained from nodules and extranodular healthy tissues, respectively. Allred 8-unit scores were higher in benign nodules (n=89; 4.1±2.3) and papillary carcinomas (n=7; 6.7±1.3), than in extranodular healthy tissues in the same patients (2.3±2.3 and 3.3±1.9, respectively); and higher in papillary carcinomas than in benign nodules, when the scores were compared to each other (p
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı tiroid nodüllerinin gelişmesinde IGF-1’in rolünü araştırmaktır. Yöntem: Kliniğimizde nodüler tiroid hastalığı sebebiyle ameliyat edilen ardışık 100 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastalardan alınan tiroid dokuları rütin patolojik değerlendirmelerin yanısıra, nodüller ve nodül dışı alanlar ayrı ayrı olmak üzere IGF-1 için immünokimyasal olarak boyanmışlardır. Boyanan materyaller iki ayrı tecrübeli patolog tarafından Allred Skorlama Sistemi kullanılarak 0 dan 8’e kadar puanlanarak değerlendirilmiştir. Skor 1’in üzerindeki tüm dokular IGF-1 açısından pozitif kabül edilmişlerdir. Bulgular: IGF-1, nodüllerden alınan örneklerde %88 oranında pozitif çıkarken, nodül dışı tiroid dokularından alınan örneklerde %58 oranında pozitif çıkmıştır. Allred skoru gerek selim nodüllerde (n=89, 4.1±2.3) gerekse papiller kanser saptanan nodüllerde (n=7; 6.7±1.3), aynı hastaların nodül dışı dokularından alınan örneklere oranla anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (sırasıyla 2.3±2.3 ve 3.3±1.9). Bunun yanında papiller kanser saptanan dokuların Allred skorları selim nodüllerin skorlarından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (bahsedilen tüm karşılaştırmalarda p