Journals / Bakırköy Tıp Dergisi / 2021 / Cilt: 17 - Sayı: 3

Clinical Profile and Predictors of Severe Malaria: A Study from Two Tertiary Care Centers in İstanbul

Şiddetli Sıtmanın Klinik Profili ve Göstergeleri: İstanbul’da İki Üçüncü Basamak Hastaneden Çalışma

Pages
268–273
DOI
—

Abstract

Objective: This study aimed to determine discriminating findings of severe malaria cases compared with other cases. Methods: Epidemiological, laboratory, and clinical features of the patients were collected retrospectively from two tertiary centers. The diagnosis was established in all cases by the detection of trophozoite and/or gametocyte forms of the parasite in the microscopic examination. “Severe malaria” with a serious clinical course was defined according to 2015 World Health Organization data. Results: This study included 94 patients with imported malaria composed of 85 male (90.4%) and 9 female (9.6%) patients with a mean age of 32.4±4.56 years. P. falciparum (n=72, 76.6%) and P. vivax (n=15, 15.9%) were the most frequently identified agents. Of all cases, 12.7% (n=12) were defined as severe malaria. The frequency of abdominal pain, diarrhea, splenomegaly, and deep thrombocytopenia were significantly higher in severe malaria cases than in other cases (p=0.002; p=0.001; p=0.046; p=0.041, respectively). Conclusion: The frequencies of abdominal pain, diarrhea, splenomegaly, and deep thrombocytopenia were significantly higher in severe malaria cases than in other cases. These factors can be accepted as predictors of severe malaria.

Özet

Amaç: Bu çalışma, klinik seyri ciddi olan sıtma olgularının diğer olgulara göre ayırıcı bulgularına dikkat çekmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Hastaların epidemiyolojik, laboratuvar ve klinik özellikleri retrospektif olarak toplandı. Tüm olgularda mikroskobik incelemede parazitin trofozoit ve/veya gametosit formlarının saptanmasıyla tanı konuldu. Dünya Sağlık Örgütü 2015 verilerine göre ciddi klinik seyir gösteren “şiddetli sıtma olguları” tanımlanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza yaş ortalaması 32,4±4,56 yıl olan 85’i erkek (%90,4) ve 9’u (%9,6) kadın olmak üzere 94 ithal sıtma olgusu dahil edildi. P. falciparum 72 (%76,6) ve P. vivax 15 (%15,9) en sık saptanan etkenlerdi. Tüm olguların; %12,7’si (12 olgu) “şiddetli sıtma olgusu” olarak tanımlandı. Klinik seyri ağır olan “şiddetli sıtma” olgularında karın ağrısı, ishal, splenomegali ve derin trombositopeni sıklığı diğer olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,002; p=0,001; p=0,046; p=0,041, sırasıyla). Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre karın ağrısı, ishal, splenomegali ve derin trombositopeni sıklıkları diğer olgulara göre anlamlı derecede yüksek bulundu ve bu faktörler şiddetli sıtmanın göstergesi olarak kabul edilebilir.