Journals / Avrasya Dosyası / 2007 / Cilt: 13 - Sayı: 2
The Debates on Civilization and the Global Relationsips of our Era: Difficult Situations and Hopeful Matters
- Journal
- Avrasya Dosyası
- Pages
- 235–251
- DOI
- —
Abstract
The concept of civilization has been established in international relations’ jargon as a unit of analysis. This has an ideological and political dimension rather than a compulsory one. The view that civilizations will appear in international relations on a clash basis is not new. There is a historical conjuncture which renders the concept of civilization effective as an analytical category in international relations. During the Cold War era this conjunctre has gone through a transformation which has shaped today and has acted as a source in the formation of new paradigms. The new paradigm can be identified as “global modernity”. “Global modernity”, with its stance of supressing common points and differences is leading to the re-shaping of the concept of civilization. Yet, the view that civilizations are in a state of evolutionary advancement and that they take place in a hierarchical system led by the West has began to be questioned. This questioning period will be meaningful to the extent that the civilizational heritages contribute to overcoming the problems which threaten the survival and welfare of humanity.
Özet
Medeniyet kavramı uluslararası ilişkilere analiz birimi olarak yerleşmiş bulunmaktadır. Bunun bir zorunluluk olmaktan ziyade ideolojik ve siyasi bir boyutu vardır. Medeniyetlerin uluslararası ilişkilerde çatışma temelli olarak varolacağı düşüncesi yeni değildir. Medeniyet kavramının uluslararası ilişkilerde analitik bir kategori olarak etkin olmasını sağlayan tarihî bir konjonktür vardır. Söz konusu konjonktür Soğuk Savaş döneminde bugünü şekillendiren ve esas itibariyle medeniyetsel çatışmaların yeni paradigmaların oluşmasına kaynaklık eden bir değişim geçirmiştir. Yeni paradigma “küresel modernlik” olarak ifade edilebilir. “Küresel modernlik” ortak yönleri ve farklılıkları bastıran tavrıyla medeniyet kavramını yeniden şekillendirmektedir. Ancak medeniyetlerin evrimsel bir ilerleme konumunda ve Batı’nın öncü olduğu hiyerarşik bir düzen içinde olduğu görüşü sorgulanmaya başlanmıştır. Bu sorgulama süreci, medeniyetsel mirasların günümüzde insanlığın bekasını ve refahını tehdit eden sorunlarını aşmasına katkıda bulunduğu ölçüde anlamlı olabilecektir.