Journals / Avrasya Dosyası / 2007 / Cilt: 13 - Sayı: 2

Turkish Civilization Process

Türk Medenileşmesi

Pages
153–182
DOI
—

Abstract

This article explores the shifts in the meaning of the term civilization in Ottoman- Turkish polity from the beginning of the reformation movements in the late 18th century to the promulgation of the Republic in 1923. In the first systematic Ottoman accounts of the West in the late 18th century, the term civilization was used to denote the technical-military superiority of the West in the battlefield. This marked the emergence of the ideal of civilization as a technique in Ottoman polity. The challenge raised by the newly emerging semi-detached intellectual-bureaucrats for the transformation of Ottoman absolutism into a constitutional monarchy in the 1860s has broadened the meaning of the term of civilization to include a unique liberal-constitutionalist political rationale as the sign of the political-moral superiority of Western civilization. For almost half a century, Ottoman reformism was caught up in a dilemma between two ideals: civilization as a technique and civilization as politics. This dilemma was resolved after the promulgation of the Republic in 1923. The all-encompassing reform initiative undertaken by the Republic was mostly inspired from a comprehensive understanding of the ideal of civilization.

Özet

Bu makalede, Osmanlı-Türk siyasasında reform hareketlerinin başladığı 18’inci yüzyılın sonlarından 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanına kadar olan sürede medeniyet kavramının anlamında ortaya çıkan kaymalar araştırılmaktadır. 18’inci yüzyılda Batı üzerine yapılan ilk sistematik Osmanlı değerlendirmelerindeki medeniyet kavramı, Batı’nın savaş meydanlarındaki teknikaskerî üstünlüğüne işaret etmek üzere kullanılmıştı. Bu Osmanlı siyasasında teknik olarak medeniyet idealinin doğuşuna işaret etmektedir. Yarı-bağımsız aydın-bürokratların eleştirileri, 1860’lı yıllarda Osmanlı mutlakiyetçiliğinin anayasal monarşiye dönüşmesi için, medeniyet kavramının içeriğini Batı medeniyetinin siyasal-ahlaki üstünlüğün işareti olan özgün bir liberal-anayasal siyasal mantığı kapsayacak şekilde genişletmiştir. Neredeyse yarım yüzyıl boyunca Osmanlı reform süreçleri iki idealden kaynaklanan bir açmaz içinde kalmıştır: Teknik olarak medeniyet ve siyaset olarak medeniyet. Bu açmaz 1923’de Cumhuriyet’in ilanı ile çözülmüştür. Cumhuriyet’in yürüttüğü kapsayıcı reform girişimi bütüncül bir medeniyet idealinden esinlenmiştir.