Journals / Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 0 - Sayı: 68
OPEN-AIR PRAYER PLACES OF ANATOLIAN SELJUK
- Pages
- 281–311
- DOI
- —
Abstract
Open-Air Prayer Places, we saw first examples of them in the time of Prophet Hz. Muhammad, are among the simple but functional building types of Islamic architecture. Firstly, they were built to meet the prayer needs of caravans and armies on the road routes, in time; they were brought in through the inner sides of cities and provided social services as well as worship functions. For this reason, they began to call new names such as “musalâ” and “idgâh”. It is known that the Turks who came to Anatolia with 1071 Malazgirt Victory built open-air prayer places in this geography which are sometimes quite simple and sometimes quite aesthetic. Undoubtedly, the open-air prayer places that built in the Seljuk period have the majority of these examples. Although many of them have not survived, it is estimated that there is a prayer in every Anatolian city ruled by Seljuks. In the introductory part of the article, definitions of other researchers which are attributed for this type of architecture so far have been evaluated and the new term suggestions have been discussed under the headline of open-air prayer places. In the catalog part, the open-air prayer places built by the Seljuk Turks in this geography have been introduced and examined together with their plan, architecture and decoration features. In addition, it has been also mentioned other open-air prayer places of Seljuk, which could not reach to present day but which we know by means of sources. In the evaluation part, a general evaluation is made about open
Özet
İlk örneklerini Hz. Muhammed (sav)zamanında gördüğümüz namazgâhlar, İslâmmimarisinin basit ama işlevsel yapı tipleriarasındadır. İlk öncelikle yol güzergâhlarındakervanların ve orduların namaz ihtiyaçlarınıkarşılamaya yönelik yapılmışlarken, zamanla kentiçlerine taşınarak ibadet işlevleri yanı sıra sosyaliçerikli hizmetleri de karşılamışlardır. Bu sebeple“musallâ ve “idgâh” gibi başka adlarla da anılmayabaşlamışlardır.1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’ya varanTürklerin bu coğrafyada bazen sade, bazen deoldukça estetik özellikleri bulunan namazgâhlarinşâ ettikleri bilinmektedir. Hiç şüphesiz buörneklerin önemli bir kısmını Selçuklu devrindeyapılan namazgâhlar oluşturmaktadır. Birçoğugünümüze ulaşamamış olsa da aslındaSelçuklunun hükmettiği her Anadolu şehrinde birnamazgâhının olduğu tahmin edilmektedir.Yazının giriş bölümünde, bugüne değin diğeraraştırmacıların bu mimari tür için yakıştırmışoldukları tanımlar değerlendirilmiş ve “namazgâh”üst başlığı altında yeni terim önerileri tartışılmıştır.Katalog bölümünde, Selçuklu Türklerinin bucoğrafyada inşâ ettikleri namazgâhlar plan, mimarive süsleme özellikleriyle birlikte tanıtılıpincelenmiştir. Bunun yanı sıra günümüzeulaşamayan ancak kaynaklar vasıtasıyla bildiğimizdiğer Selçuklu namazgâhları da dile getirilmiştir.Değerlendirme bölümünde ise namazgâhlarhakkında genel bir değerlendirme yapılarakAnadolu Selçuklu namazgâhlarının tiplemesiortaya konmuştur.