Journals / Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi / 2019 / Cilt: 3 - Sayı: 4
Kınalızâde Ali Çelebi as a Patron and His Contribution to the Enigma Genre
- Pages
- 164–178
- DOI
- —
Abstract
Although the support of Ottoman administrators as patrons for the artistic development of poets and writers and the circles of poets and writers they bring together around themselves are well-known, the question of whether the patrons engaged in collaborative production with the poets/writers within their circles is frequently ignored due to the absence of detailed analyses on this subject. In this paper we discuss the issue of and bring new evidence on the question of whether the patrons, who, by taking various names under their protection, helped them develop aristically, might also have sometimes contributed to the development of a genre themselves on the basis of a case study on Kınalızâde Ali Efendi, a member of the Kınalızâde family and the famous author of Ahlâk-ı Alâyî, and the enigma genre.
Özet
Klasik Türk şiirinde sevgilinin güzellik unsurları arasında ön plana çıkanlardan ikisi boy ve saçtır. Metinlerde bunların tasviri esnasında sıklıkla kullanılan benzetmelikler ise servi ve yılandır. Bu iki benzetmelik Türk şiirine modellik eden diğer klasik edebiyatlarda da aynı şekilde var olmuştur. Araştırmacılar, aynı benzetmeliklerin kullanılmasının sebebini klasik edebiyatların idealize edebiyatlar olduğu, soyutlamayı ön planda tuttuğu, benzetme unsurları aynı olsa bile, benzetme yönü ve hüsn-i talil gibi şairin yeteneğini ön plana çıkaran ayrıntıların ve sonuçta ortaya çıkan üslup mükemmeliyetinin bu edebiyat anlayışında öncelendiği noktasından hareketle açıklamaya çalışmışlardır. Bu açıklamalar temelde yanlış olmamakla birlikte benzetme unsurlarının kökeni, bu edebiyata kaynaklık ettiği kabul edilen metin ya da kültürlerin çok daha öncesinde antik dünyanın kabullerinde/mitolojide berraklaşmaktadır.Sâbir’in Hophopnâme isimli kitabındaki “Dilber” şiirinde yer alan ve klasik Türk şiirinin sevgili tipiyle alay etmeyi amaçlayan servi ağacının üstünden sarkan yılanların yer aldığı çizim, Abdülbaki Gölpınarlı’nın Divan Edebiyatı Beyanındadır kitabına da aynen alınmış ve klasik Türk şiirinin muarızlarınca sürekli bir eleştiri malzemesi olarak kullanılmıştır. Konuyla ilgili mevcut tartışmaları değerlendirmek bu çalışmanın kapsamı dışındadır. Bu makalede klasik Türk şiirinde sevgilinin boyunun benzetileni olan servi ve saçının benzetileni olan yılanın, idealize bir edebiyat anlayışının ötesinde mitolojik ilişkiler eşliğinde farklı bir bağlamda okunabilmesi amaçlanmaktadır.