Journals / Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi / 2020 / Cilt: 4 - Sayı: 1

A Review on Hancerli Hikaye-i Garibesi, Intibah and Zehra

Divan Şiirinde “Cân-fezâ” Tabiri Üzerine

Pages
1–11
DOI
—

Abstract

This article examines the frame of rewriting practice, which I applied on novels of Namık Kemal’s İntibah (Awakening), Nabizâde Nâzım’s Zehra (Zehra) and an anonymous folktale Hançerli Hikâye-i Garîbesi (The Strange Story of the One with the Dagger) together. This paper explains how ambivalent narrator positions are sustained and how the “liminality” of these works can be evaluated with the help of close reading practice on these texts. I will expose that the relationship among Hançerli Hikâye-i Garîbesi, İntibah and Zehra is based on the concept of a “creative imitation” in accordance with the expectations of the historical addressee under the influence of social, political and historical circumstances in the Ottoman Empire. I will position “the reader” as the person who is expected to understand and expound the text according to his own background. And, I will interpret the intervening narrator as the one who meets the expectations of the historical addressee of the Ottoman society and who serves anti-adultery propaganda. I will demonstrate that in the texts in which the elements of preternaturalness and comedy are gradually disappearing and the signs of realism are increasingly strengthened, there is an ambivalent narration which is neither fully rooted in tradition nor in romanesque realism.

Özet

Şairlerin dil malzemesinin bütün anlam ilgilerinden derinlemesine yararlandığı klasik şiirde her tabirin, ibarenin farklı kullanımlarının ortaya konulması, metinlerin ve bu metinlerin yazıldığı dilin zenginliğini göstermesi bakımından önemlidir. Klasik şiirde şairlerin bir düzen içerisinde kurdukları beyitlerde bir tabirin yalnızca sözlüklerde kayıtlı olan ilk anlamları ile yorumlanması, yerleşik anlamın baskın bir karakterde olmasını ve diğer metinlerde de benzer biçimde ele alınmasına sebep olmuştur. Klasik edebiyatın başlangıç ve klasikleşme öncesi dönemleri birlikte düşünüldüğünde coğrafi ve kültürel anlamda ilişki içinde bulunduğu diğer dillerle etkileşimi yoğundur ve bu etkileşim incelendiğinde bahsedilen yaklaşımlar sınırlı bir yorum alanında hareket edildiğini göstermektedir. Bu makalede klasik Türk şiirinde sevgiliye ait özelliklerin sıfatı görevinde ve taşıdığı anlam açısından tarihlerde sıkça kullanılan “cân-fezâ” tabirinin tespit edilen örneklerde “âb-ı hayât” karşılığında da kullanımına ilişkin tespitler yapılmış ve bu anlamıyla da metinlerde işlendiği gösterilmeye çalışılmıştır.

Keywords: Divan şiiri, Can-feza, Tabir, Bağlam