Journals / Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 24 - Sayı: 2
Broken Ritualization and the Dynamics of In-betweenness in Matthew Arnold’s “Empedocles on Etna”
- Pages
- 861–881
- DOI
- —
Abstract
Matthew Arnold’s “Empedocles on Etna” displays paradoxical relations betweenhuman ritualization, myth making, and poetic creation by way of employing Empedocles, a poetphilosopherof historical origins, which Arnold turns into mythic proportions for his own poeticpurposes. Regardless of Arnold’s original intent, Empedocles becomes the embodiment of anoverwhelming sense of in-betweenness; unable to relate to his own surroundings, he is caughtwithin an interior questioning of the inner-workings of his own thought, which in turn signifies theperpetual in-betweenness of human experience as the paradoxical seedbed of poetic creation,myth, and ritual. Empedocles, by living through his in-between and alienated state also probes thedynamics of in-betweenness, as his own broken sense of ritualization, or identification with amythical world-order represented and countered by Callicles, gives way to a critical inquiry of thein-betweenness of human experience in general regarding the problematic function of inbetweennessfor the sustenance, but more so for the investigation of human meaning-makingmechanisms, such as poetry, myth, and ritual.
Özet
Matthew Arnold’un “Empedocles on Etna” adlı eseri insan, ritüel, söylence, ve şiirsel yaratı bağlamlarında ritüel ve aradalık kavramları arasındaki çelişkisel ilişkileri tarihi bir kişilik olarak da bilinen şair-filozof Empedokles üzerinden sorgulamaktadır. Arnold Empedokles’i kendi şiirsel yaratısı için kullanırken efsanevi tarafını öne çıkarmaktadır. Arnold’un şiirsel amacından bağımsız olarak Empedokles şiirde oldukça ağır basan bir arada kalmışlık durumunu hem yaşamakta hem de dolaylı yoldan sorgulamaktadır. Bir zamanlar dünya ve çevresiyle kurduğu ritüel benzeri bağları artık kendi kendine sorgulamaya başlaması ile öne çıkan kırılgan ve çelişkisel ilişki Callicles adlı şiir kişisinin dünya ile şiir ve söylence yoluyla kurduğu bağa tezat oluşturmaktadır. Bu tezat durum genel bir insanlık durumu olarak aradalık olgusuna derinlemesine bir tartışma zemini hazırlamaktadır, zira bu aradalık durumu insan yaratıları olarak şiir, söylence, ve ritüel gibi çeşitli anlam oluşturma mekanizmalarının hem oluşmasını hem de sorgulanmasını sağlamaktadır.