Journals / Akdeniz Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi / 2018 / Cilt: 1 - Sayı: 1

Immigrant Women Within Reproduction Cycle

Yeniden Üretim Döngüsü İçinde Kadın Göçmenler -Immigrant Women Within Reproduction Cycle

Pages
39–58
DOI
—

Abstract

It’s been nearly over 800 years since the demand to replace rectangular tables with round tables was approved by the King of England and documented as the first struggle for democracy considering the fact that the demand for change was introduced by the people. However, the number of people who confront the fact that any kind of process serves to certain classes unless those situated around the table change is still very few. In addition to this, while the experienced changes serving to certain class structures, on the contrary to the canvassing that these actions are connective and increase the welfare level, these are separating and impoverishing acts and with the ones confronting with the fact that income injustice is shaped upon race and gender is scarcely any. Whereas, one of the fact that anyone who has a concern with social gender equality, has been stated by Pete Linebaugh at Magna Carta Manifesto, written after 800 years of Declaration of Magna Carta; ‘‘Reproduction precedes social production. Touch the women, touch the rock’’ (Linebaugh, 2008: 244). Accordingly, the purpose of this study is to display pre-migration and post-migration meanings of reproduction for women which has recently acquired a global dimension and become a reality for mostly immigrant women.

Özet

1215 yılında, İngiltere kralının dikdörtgen masaların yuvarlak masalarla yer değiştirilmesini onaylamasının ve bu değişim talebinin halktan geldiği kabul edilerek bunun ilk demokrasi mücadelesi olarak kayıtlara geçmesinin üzerinden yaklaşık 800 yıl geçti. Ne var ki, masanın etrafında yer alanlar değişmediği sürece, ortaya çıkan her türlü sürecin yalnızca belli başlı sınıfsal yapılara hizmet ettiği gerçeğiyle yüzleşenlerin sayısı hala azınlık konumunda. Bununla birlikte, yaşanan değişimlerin belli başlı sınıfsal yapılara hizmet ederken, bu eylemlerin birleştirici olduğu ve refah seviyesini yükselttiği propagandalarının tam tersine ayrıştırıcı ve yoksullaştırıcı nitelikte olduğu ve bu ayrışım ile gelir adaletsizliğinin ise özellikle ırk ve cinsiyet üzerinde şekillendiği gerçeğiyle yüzleşenler ise yok denecek kadar az. Oysa toplumsal cinsiyet eşitliği kaygısı taşıyan herkesin yüzleşmesi gereken gerçeklerden biri, Magna Carta’nın ilanından yaklaşık 800 yıl sonra kaleme alınan Magna Carta Manifestosu’nda Peter Linebaugh tarafından dile getirildi: ‘‘Yeniden üretim, toplumsal üretimi önceler. Kadınlara dokunmak, kayaya dokunmaktır’’ (Linebaugh, 2008: 244). Bu çalışmanın amacı ise, günümüzde küresel bir boyut kazanan ve çoğunlukla göçmen kadınlar üzerinden gerçekleşen yeniden üretimin, göç öncesi ve göç sonrasında kadınlar için ne ifade ettiğini teorik bir düzlemde ortaya koymaya çalışmaktır.

Keywords: Yeniden Üretim, Ev Emeği, Kadın Yoksulluğu, Kadın Göçü