Journals / Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi / 2016 / Cilt: 14 - Sayı: 27

DEVELOPMENTS IN THE VICINITY OF KARS AND IGDIR BETWEEN THE 1917 BOLSHEVIK REVOLUTION AND THE TREATY OF GUMRU

1917 RUS DEVRİMİ'NDEN GÜMRÜ ANTLAŞMASI'NA KADAR KARS VE IĞDIR BÖLGESİNDE YAŞANANLAR

Pages
75–90
DOI
—

Abstract

Iğdır, one of the border cities in the east of Turkey, and its vicinity have been a region of settlement since the ancient times of humanity, and have been dominated by several communities and states throughout the history. Iğdır took its name from the "Iğdır Beg", who was the eldest son of Chingis Alp, one of the six sons of Oghuz Khan from the Üçok tribal federation of the 24 Oghuz tribes. Kars was taken by the Russian during the 1877-1878 Ottoman-Russian War, and in compliance with the resolutions of the Berlin Congress; the provinces of Kars, Ardahan and Batumi (Elviye-i Selase-the three provinces) were left to Russia, which thereby started the 40year Russian domination in Iğdır. When the First World War broke out, the boundaries set at the 1878 Berlin Congress were in force between Turkey and Russia. The century-old conflict between the Muslims and the Armenians in the eastern provinces of the Ottoman Empire culminated during the First World War. The outbreak of the Bolshevik Revolution in Russia in the course of the war forced Russia to retreat from the war. Upon the withdrawal of the Russian Army from the Eastern Anatolia, the positions they left in the battlefield were captured by the Armenian gangs. The treaty of Brest-Litovsk on 3 March 1918 restored Kars, Ardahan and Batumi to Turkey; however, the Turks had to evacuate this region in accordance with the Mudros Armistice signed on 30 October 1918. Therefore, these territories became once more a target for the Armenian raids. Iğdır could hardly be liberated in November 1920, during the Turkish National Struggle. Through the Treaties of Moscow and Kars concluded between the USSR and the TGNA government, Kars and Iğdır were left to Turkey. This article deals in the first part with the developments in the Caucasus front following the 1917 Bolshevik Revolution until the Mudros Armistice, and in the second part, the outline of military operations conducted until the liberation of Kars and Iğdır, under the light of available resources and the archival documents

Özet

Türkiye'nin doğusundaki sınır şehirlerinden biri olan Iğdır ve çevresi, insanlık tarihinin çok eski devirlerinden itibaren bir yerleşim yeri olarak kullanılmış ve tarih boyunca birçok topluluk ve devletin egemenliğine girmiştir. Iğdır'ın adı; 24 Oğuz boyundan biri olan ÜçOk koluna mensup Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olan Cengiz Alp'in en büyük oğlu "Iğdır Beğ"den gelmektedir. 1877 - 1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında Kars Rusların eline geçmiş ve Berlin Kongresi kararları ile Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selase), Rusya'ya bırakılmıştı. Iğdır'ın böylece Rusya'nın hâkimiyeti altında 40 sene sürecek işgal devri başlamıştı. Birinci Dünya Savaşı başladığında Türkiye ile Rusya arasında, 1878'de Berlin Kongresi'nde tespit edilmiş olan sınırlar geçerli idi. Osmanlı Devleti'nin doğu illerindeki Müslümanlarla Ermeniler arasındaki bir yüzyıldan beri devam eden çekişme, Birinci Dünya Savaşı sırasında doruk noktasına ulaştı. Savaş devam ederken Rusya'da patlak veren Bolşevik Devrimi ise Rusya'nın savaştan çekilmesine neden oldu. Rus ordusunun Doğu Anadolu'dan çekilmesiyle savaş alanında onların bıraktığı yeri bu kez Ermeni çeteleri aldı. 3 Mart 1918'de imzalanan Brest - Litovsk Antlaşması'yla Kars, Ardahan ve Batum yeniden Türk topraklarına katılsa da 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi uyarınca Türkler bu bölgeyi boşaltmak zorunda kaldılar. Bu bölgeler tekrar Ermeni saldırılarının hedefi hâline geldi. Iğdır'ın kurtuluşu ancak Milli Mücadele süreci içinde Kasım 1920'de mümkün olabilmiş, SSCB ile TBMM Hükûmeti arasında imzalanan Moskova ve Kars Antlaşmaları ile Kars ve Iğdır Türkiye'ye bırakılmıştır. Bu makalede mevcut kaynaklar ve arşiv belgelerinden yararlanılarak ilk bölümde 1917 Rus Devrimi sonrasında Kafkas Cephesi'nde ortaya çıkan gelişmeler Mondros Mütarekesi'ne kadar devam eden süreçte ele alınacak, ikinci bölümde ise Kars ve Iğdır'ın kurtuluşuna giden süreçte yürütülen askerî harekâtlar genel hatlarıyla anlatılacaktır