Journals / Acta Medica Nicomedia / 2022 / Cilt: 5 - Sayı: 2
THE RELATIONSHIP BETWEEN MALIGNANCY AND PRIMARY SJOGREN'S SYNDROME; SINGLE CENTER RESULTS
- Journal
- Acta Medica Nicomedia
- Pages
- 56–60
- DOI
- —
Abstract
Objective: In this study, we aimed to present malignancy data in patients who were followed up in our outpatient clinic with a diagnosis of primary Sjogren’s syndrome (pSS).Methods: Data of 151 patients diagnosed with pSS between 2004-2019 were retrospectively reviewed and clinical, demographic characteristics of 14 patients diagnosed with malignancy were examined. Standardized incidence ratios (SIRs) were calculated.Results: All 14 patients with malignancy were female, their mean age was 55.9±12 years, and the disease duration was 10.5±5.3 years. Malignancy was detected in 9% of the patients who were followed up with the diagnosis of pSS. One patient was diagnosed with cervix cancer (CA), four patients with breast CA, three patients with thyroid papillary CA, one patient with MALT (mucosa-associated lymphoid tissue) lymphoma, one patient with diffuse large B-cell lymphoma (DLBCL), one patient with mycosis fungoides, one patient with vulvar epithelial carcinoma, and two patients with lung CA. Patients with malignancy and those without were compared in terms of clinical and laboratory findings. There was a significant difference between the presence of LAP and ILD and EULAR primary Sjogren's syndrome disease activity ındex (ESSDAI) activity scores of two groups.Conclusion: In our study, an increased risk was observed for both hematological [SIR27.27 (95% CI 5.6-79.7)] and solid malignancies [SIR 7.75 (95% CI 3.9-13.9)] in Sjogren's Syndrom.
Özet
Amaç: Sunulan çalışmada bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanan ve etkilenen bireyde abdominal obezite, hiperglisemi, hipertansiyon, insülin direnci ve dislipidemi ile birliktelik gösteren metabolik sendrom konusunda, gelecekte bu hastalarla doğrudan etkileşimde bulunma potansiyeli taşıyan tıp fakültesi öğrencilerinin farkındalık düzeylerinin incelenmesi amaçlandı. Bu sayede klinik öncesi ve sonrası dönemler arasındaki farkındalık düzeylerinin tespiti hedeflendi. Yöntem: Bu amaçla görece yeni bir risk skoru anketi olan JAMRISC, klinik öncesi ve sonrası olarak gruplandırılan tıp fakültesi öğrencilerine uygulandı. Çalışmaya toplam olarak yaşları 17-29 arasında değişkenlik gösteren (kadın:68 (%41,7), erkek:95(%58,3)) 163 tıp fakültesi lisans öğrencisi dahil edilmiştir ve bu öğrencilerin tümüyle anket gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına göre pre-klinik ve klinik öğrencilerinin demografik verilerine göre yaş ve cinsiyet bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmüştür (sırasıyla; p