Journals / Artroplasti Artroskopik Cerrahi (Yeni Adı: Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi) / 2002 / Cilt: 13 - Sayı: 3
Tibiada yerleşim gösteren dev hücreli reparative granüloma ile birlikte femurun enkondromu
- Pages
- 185–189
- DOI
- —
Abstract
Introduction: Occurence of giant cell reperative granuloma (GCRG) ouside the jaw, skull, or facial bones is unusual. In this paper was discussed an enchondromal case accidentally discovered in the femoral supracondylar region together with a tibially-located GCRG. Patients and Methods: A 60-year-old female patient was referred to us with complaints of moderately tender swelling at the right leg. When whole body scintigraphic scanning was performed for this lesion, distal femoral lesions were incidentally discovered. The patient was admitted to surgery and incisional biopsies were performed on both masses. Upon receipt of the pathology report, the patient was readmitted to surgery during which the enchondroma was treated locally with intralesional resection and an allograft was performed. The GCRG was treated with a marginal resection, posterior iliac crest, allograph and intramedullar interlocking nailing. No recurrence was noted after 18th postoperative month in this patient who is being continuously followed-up. Conclusion: This is the second reported case of giant cell reperative granuloma associated with enchondroma. In addition to the clinical features, the pathologic findings and differantial diagnosis were also discussed. A long-term follow-up is considered necessary, however, due to the recurrence risk involved.
Özet
Giriş: Giant cell reparative granuloma çene, kafa ve fasial kemikler dışındaki bölgelerde nadir olarak görülmektedir. Bu çalışmada, tibia'ya yerleşmiş GCRG ile beraber rastlantısal olarak tanısı konulan femur suprakondiler bölge enchondroma'sı değerlendirildi. Hastalar ve Metod: Altmış yaşındaki bayan hasta sağ bacağındaki şişlik ve ağrı şikayeti ile geldi. Tibia'daki kitle için tüm vücut sintigrafısi çekildiğinde femur distalindeki kitle rastlantısal olarak saptandı. Her iki kitle için insizyonel biyopsi yapıldı. Patoloji raporundan sonra hasta tekrar cerrahiye alınarak enchondroma intralezyonal küretaj ve allogreftle, Tibia'daki GCRG marginal rezeksiyon, iliac greft ve allogreft uygulayarak kırık proflaksisi için intramedüller interlocking ile tedavi edildi. Postoperatîf 18 ay sonrasında nüks görülmedi. Sonuç: Bu olgu GCRG ile birlikte görülen literatürde bildirilen 2. Olgudur. Nadir görülen bu kitlenin klinik özellikleri, patolojik bulguları ve ayırıcı tanısı tartışıldı. Recuurens ihtimali nedeniyle uzun süreli takip gerekmektedir.