Journals / Artroplasti Artroskopik Cerrahi (Yeni Adı: Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi) / 2002 / Cilt: 13 - Sayı: 1

The effect of manual theraphy in the conservative management of impingement syndrome in shoulder

Omuz sıkışma sendromunun konservatif tedavisinde manipulatif yöntemlerin etkisi

Pages
27–33
DOI
—

Abstract

Introduction: Although there have been great advances in the treatment of impingement syndromes in shoulder at last years, the advantages and disadvantages of various treatment methods have led to a lack of consensus on this subject. The appropriate treatment method is of great importance for keeping pain-free and active functional levels of patients during vocational or/ and athletic activities as soon as possible. Patients and Methods: Forty-eight patients with impingement syndromes in shoulder were treated with three different types of conservative management at the Sports Physiotherapy Unit of School of Physiotherapy and Rehabilitation at Hacettepe University between 1.1.1993-31.5.2000. Average age was 37.5 (19-53). All of the patients had their symptoms and Grade 1 according to magnetic resonance imaging. 16 patients (Group A) were treated with traditional physiotherapy techniques, 16 patients (Group B) with manual therapy additional to traditional physiotherapy and 16 patients (Group C) with only manual therapy. Average follow-up period was 3 weeks for all patients. Pain, daily living activities and function were rated on a ten-point scale (with ten being best) at rest, at night, and during activities. Results: When compared with the results of the study, there was a significant difference in the decrease of pain (p

Özet

Giriş: Omuzun sıkışma sendromunda tedavisinde son yıllarda büyük gelişmeler olmasına rağmen, konservatif tedavi yöntemlerinin birbirinden farklı avantaj ve dezavantaj nedeniyle genel bir fikir birliği oluşturulamamıştır. Seçilecek tedavinin uygunluğu hastanın sportif ve/veya mesleki olarak en kısa sürede ağrısız ve aktif fonksiyonlarına dönebilmesini içermelidir. Hastalar ve Yöntem: Bu çalışma Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu Spor Fizyoterapisi Ünitesinde 1.1.93-31.5.2000 tarihleri arasında omuzun sıkışma sendromu nedeniyle konservatif tedavi uygulanan 48 hasta üzerinde yapıldı. Hastaların ortalama yaşı 37.5 idi (19-53). Hastaların 26'sı (%54) kadın ve 22'si (%46) erkekti. Hastalar manyetik rezonans görüntüleme sonuçlarına göre I.derece sıkışma sendromu tanısıyla gelmişti. Hastaların 16 sına (A Grubu) klasik fizyoterapi, 16'sına (B Grubu) klasik fizyoterapiye ilaveten manuplatif tedavi, 16'sına (C Grubu) ise yalnızca manuel tedavi uygulanmıştır. Tüm hastalar için ortalama takip süresi 3 hafta idi. Hastalar ağrı, normal eklem hareketi ve fonksiyon yönünden değerlendirildi. Bulgular: Tedavi sonuçlan karşılaştırıldığında manuplatif tedavi grubu (C grubu) ndaki hastalarda, ağnda azalma (p < 0.05), normal eklem hareketinde artış (p < 0.05) ve tedavi sürelerinin kısa oluşu (p < 0.05) yalnızca klasik fizyoterapi alan grub (A Grubu)ndan daha anlamlı olduğu bulunmuştur. C ve B gruplan arasında ağrı ve normal eklem hareketi açısından anlamlı bir fark saptamazken, tedavi süreleri açısından belirgin bir fark bulundu. Sonuç: Omuzun I. derece sıkışma sendromu olan hastalarda omuzun günlük yaşam ve sportif aktivitelerde erken fonksiyon ve tahmin edilen tedavi süresi gözönüne alınarak kısa sürede başanlı klinik bulgular için manipulatif tedavi konservatif tedavide birinci seçenek olabilir.