Journals / Artroplasti Artroskopik Cerrahi (Yeni Adı: Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi) / 2004 / Cilt: 15 - Sayı: 1
Ankle arthroscopies: Our short-term outcomes in 17 consecutive patients
- Pages
- 31–35
- DOI
- —
Abstract
Introduction: Thirty-five ankle arthroscopies performed between March 1995 and May 2002 were analyzed to evaluate the risks and benefits of the procedure. Patients and Method: All arthroscopies were performed over a 7-year period by a single surgeon using the same nonskeletal traction technique. Seventeen of 35 of these patients could be reached at the follow-up. The average follow-up was 22.65 (range, 6-88) months. There were 8 male and 9 female patients. The average age was 37 (range, 21-58) years. The average of the preoperative symptoms was 42 (range, 4-108) months. Clinical and radiographic examination was performed before the operation. At the latest follow-up, clinical examination, visual analog scores and radiographic examination were repeated. 12 of 17 patients (70.58%) were treated conservatively with an average of 3.8 (range, 3-12) months, preoperatively. Results: The diagnoses were osteochondral lesions of the talus in 7; post ankle fracture scarring in 4; anterior bony impingement in 1; soft tissue impingement or synovitis in 13. Overall, in 10 of 17 patients (58.8%) the results of the procedure were good and 12 of 17 patients (70.58%) were satisfied by the procedure. Those patients with a diagnosis of diffuse synovitis, posttraumatic chondromalacia and arthrofibrosis had poor results, whereas patients with a localized osteochondral lesion of the talus, localized bony or soft tissue impingement had the best results. There were no complications from ankle arthroscopy in this series. Discussion: Ankle arthroscopy appears to be a relatively low-risk procedure with substantial benefits, particularly in localized disease of the ankle joint.
Özet
Giriş: Ayak bileği artroskopisi yapılan 35 hastada, yapılan girişimin yararlılığının ve risklerinin araştırlmasıdır. Hastalar ve Yöntem: Kliniğimizde Mart 1995 – Mayıs 2002 tarihleri arasında aynı cerrah tarafından 35 hastaya ayak bileği artroskopisi uygulandı. Bu hastalardan son muayeneye gelen 17 tanesi ortalama 22.65 (6-88) ay takip edildi. Hastaların 8’i erkek, 9’u kadındı. Ortalama yaş 37 (21-58 yıl) yıldı. Ameliyat öncesi semptomların süresi ortalama 42 (4-108 ay) aydı. Tüm hastalara ameliyat sırasında bir asistan yardımıyla manuel distraksiyon uygulandı. Ameliyat öncesi klinik ve radyolojik muayeneler gerçekleştirildi. Son takipte klinik ve radyolojik muayene ve sübjektif görsel karşılaştırma skalası ile hastalar değerlendirildi. 17 hastanın 12 tanesi ameliyat öncesi ortalama 3.8 (3-12 ay) ay konservatif olarak tedavi edilmeye çalışıldı. Bulgular: Hastaların 7 tanesinde talusta osteokondral lezyon, 4’ünde kırık sonrası skarlaşma, 1’inde kemik sıkışma sendromu ve 13’ünde de yumuşak doku sıkışma sendromu ve sinovit saptandı. 17 hastanın 10 tanesinde (%58.8) girişimden iyi sonuç alındı, 12 tanesi de (%70.58) yapılan ameliyattan memnun kaldığını ifade etti. Yaygın sinovit, travma sonrası artrofibrozis ve kondromalazi tespit edilen hastalarda kötü, talusun lokalize osteokondral lezyonları ve lokalize kemik ya da yumuşak doku sıkışma sendromları olan hastalarda ise iyi sonuçlar alındı. Yapılan girişim nedeniyle hiçbir hastada komplikasyon gelişmedi. Tartışma: Ayak bileği artroskopisi ayak bileğinin özellikle lokalize hastalıkları için kayda deðer yararlılıkları olan, nispeten düşük riskli bir girişimdir.