Journals / Art-e Sanat Dergisi / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 26

ANTHROPOMORPHISM AND THE USE OF ANTHROPOMORPHIC ANIMAL CHARACTERS IN ANIMATION ART

İNSAN BİÇİMCİLİK VE CANLANDIRMA SANATINDA İNSAN BİÇİMLİ HAYVAN KARAKTERLERİNİN KULLANIMI

Pages
474–489
DOI
—

Abstract

Anthropomorphism, in its simple definition, is the transference of human characteristics to non-human non-living beings. The depiction of animals and objects in the art of animation is at the center of the animation cinema. Thus, a fantasy world is created on the relationship of man with nature, in which animals and plants speak, in which the sensory feelings of inanimate objects are revealed, and where imagination and reality are questioned. The sympathy and love for animals in real life prepared the ground the way for the use of the humanized animal character in animation. With the use of anthropomorphic characters, empathy with the audience has been attempted in a way. In this study, the relationship between anthropomorphism and the anthropomorphic characters of the anthropomorphic art was tried to be questioned and analyzed by associating it with Deleuze's concept of "gaseous perception". The necessity of animation artists to use anthropomorphic has been tried to be put forward.

Özet

İnsan biçimcilik en basit tanımı ile insani özelliklerin insan olmayan cansız varlıklara aktarılmasıdır.Canlandırma sanatında hayvanların ve nesnelerin tasviri, canlandırma sinemasının merkezinde yer alır.Böylece insanın doğa ile olan ilişkisi üzerine, hayvan ve bitkilerin konuştuğu, cansız nesnelerin duyusalhislerinin ortaya çıkarıldığı, hayal gücü ve gerçekliğin sorgulandığı fantezi bir dünya oluşturulur. Gerçekhayatta hayvanlara duyulan sempati ve sevgi, canlandırma sinemasında insanlaştırılmış hayvankarakterlerinin kullanılmasına zemin hazırlamıştır. İnsanlaştırılmış karakterlerin kullanımı ile bir bakımaseyirci ile empati kurulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, insan biçimcilik ve canlandırma sanatının insanbiçimli karakterleri arasındaki ilişki sorgulanmaya ve Deleuze’un “gazlı algı” kavramı ile ilişkilendirilerekçözümlenmeye çalışılmıştır. Canlandırma sanatçılarının insan biçimciliği kullanması gerekliliği ortayakonmaya çalışılmıştır.