Journals / Arkeoloji ve Sanat / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 135
Nicomedeia,eternal city,the city of princes
- Journal
- Arkeoloji ve Sanat
- Pages
- 67–84
- DOI
- —
Abstract
Nicomedeia, rebuilt with monumental structures as the capital of the Tetrarchy of the Roman Empire by Diocletian, was also called the "eternal city". Nicomedeia is geographically situated on the junction of routes leading to inland of Anatolia. The city retained its importance as the gate of the capital to East, to Anatolia when successive emperor made Constantinople the capital of the Empire. The city kept imperial institutions such as mint, arsenal, the Nicomedeia School and the imperial palace in use. Young princes grew up at the palace and were educated at its famous school. Hence, it was also called "the city of Princes". While, the city had a sight of Hanging Gardens of Babel with its terrace houses having gardens full of flowers, in medieval period it was a city enclosed with walls as well as encircled with outer fortifications.In Medieval period Nicomedeia was the seat of the head office of kommerkiarios which controlled harbors and import and export of the Empire. Keeping its close ties with imperial palace and the City, Nicomedeia experienced direct effects of the conflicts in the imperial administration thus was the place to set plots to be staged in the capital. Nicomedeia was attacked by Seljuks in 1078. In 1337 Orhan Gazi took the city.
Özet
Roma İmparatorluğu tetrarkhia yönetiminde İmparator Diocletianus tarafından başkent yapılan Nıkomedeia anıtsal yapıları ve ihtişamı ile "ebedi kent" olarak anılır. Nikomedeia coğrafi konumu gereği Anadolu ile başkent arasında kavşak yolların başını tutmuş bir kenttir. Konstantinopolis, imparatorluğun yeni başkenti olduğunda ise başkentin Anadolu'ya açılan kapısı olarak önemini korur. Darphane, silahhane gibi imparatorluk yönetimi için önemli kurumların yanı sıra Nikomedeia Okulu eğitimi sürdürür ve saray kullanılmaya devam eder. Prensler, ünlü okulda eğitim alır ve Nikomedeia sarayında büyürler, bu nedenle kent, 'Prensler Kenti' olarak da anılır. 4. yüzyılın ikinci yarısında bahçelerinde çiçekler açan teraslar üstünde yamaç evlerinin Ba-bil'in Asma Bahçeleri'ni andırmasıyla övülen kent, Ortaçağ'da, çoğu Anadolu kenti gibi dış ve iç surlarla çevrili bir kale-kent görünümündedir.Ortaçağ'da Nikomedeia, imparatorluk limanlarının yasal işlerine bakmakla yükümlü ve ithalat ve ihracatı kontrol eden imparatorluk kommerkiarios ofisinin ana yönetim yeriydi. Kent, başkentin çok yakınında ve de saray ile organik bağlantısı nedeniyle imparatorluk içi çelişkiler, saray entrikaları Nikomedeia sarayına yansımakta, başkentten uzakta tezgahlanan komploların sahnesi durumundadır. Selçuklular 1078'lerde kente saldırır ve 1337'de Orhan Gazi kenti ele geçirir.