Journals / Arkeoloji ve Sanat / 2015 / Cilt: 0 - Sayı: 150

AN OBSERVATION ABOUTH ICONOGRAPHIC SIMILARITIES, IN BETWEEN DEPICTED SCANES ON THE KIZILBEL TOMB AND KLAZOMENAI SARCOPHAGUS Abstract

Kızılbel Tümülüsü ve Klazomenai Lahitleri Üzerinde Betimlenen Sahneler Arasındaki İkonografik Benzerlikler Üzerine Bir Gözlem

Pages
13–30
DOI
—

Abstract

The painted scenes on tombs from 6th century BC Lycia and Ionia are important both in terms of being the first examples of their kind in Anatolia, as well as providing a crucial window into the similarities and differences between these forms and those of other regions. In terms of the general iconography of death and specific mythological figures, the images depicted in Lycia and Ionia differs from other regions in Anatolia and Greece. The figures and symbols that were used in other regions appear at a later period, and with a much more limited repertoire. The walls or the top cover of the Lycian tumulus of Kızılbel and Ionian Klazomenai sarcophagus indicate that they were specifically designed for the addition of colour and painted figures. In this article, I argue that in both of these regions, particular beliefs of the other world led to the creation of some interesting figures. The similarities between the scenes, figures and the expressions of belief held by people of these two regions seem to reveal the close relationship of Lycia and Ionia. However this article does not aim to study the interaction between the art and painting techniques but, rather, to examine similarities between these region beliefs and thoughts of other world and the way there were expressed and reflected in burial customs. This study will demonstrate that the essence of these similarities consists of heroisms and subsequently a noble desire for eternal life. In fact, the desire for immortality is undeniably reflected in all archaeological materials uncovered from necropolises in Anatolia. Interestingly, this desire is always expressed in relations to the likes of hunting, war, and kline which reflected in many classical scenes. These scenes were reflected in the paintings on the walls of the Lycian tumulus of Kızılbel and the Ionian Klazomenai sarcophagus in a much more impressive and colourful way. The deceased in these graves were consubstantiated with various famous Greek mythological figures such as Achilles, Amphiaraos, Perseus. One of the reasons for the consubstantiation of both these figures with such heroes is the existence of multitude scenes in Greek art. However the main reason for the association of these heroes to the deceased in these graves, which is more relevant to our subject, is the belief in another world for the quest of immortality. The scenes on the Kızılbel tomb and Klazomenai sarcophagus, where real and mythological persons were imaged in an emphatic way, must have been the most interesting compositions that were exhibited in one s search for immortality. The reflection of death and eternal life in this way gives a unique character to the examples of Kızılbel and Klazomenai which demonstrate the unity and the depth of relationship between Ionia and Lycia. In this study, by comparing these scenes, a variety of iconographic similarities are examined.

Özet

Anadoluda ilk defa MÖ 6. yüzyıldan itibaren mezar yapıları üzerinde görülmeye başlanan sahneler arasında, özellikle bazı Lykia ve Ionia örnekleri oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Onları önemli kılan nokta, Anadoludaki en erken örnekler olmalarının yanı sıra, hem kompozisyon olarak diğer bölgelerle olan farklılıkları hem de kendi aralarındaki çeşitli benzerlikleridir. Bu iki bölgenin ölüm ikonografisi açısından diğer bölgelerden farklılıkları, mezarları üzerinde birçok mitolojik figürü ve sembolü barındırmalarıdır. Bu figürlerin ve sembollerin diğer bölgelerde kullanılması ise daha sonraki bir dönemde ve çok daha kısıtlı bir biçimde olmuştur. Bu durum aslında Lykia ve Ionianın mezar gelenekleri, deniz aşırı bölgesel ilişkileri ve resim sanatını kullanma istekleriyle ilgilidir. Lykianın Kızılbel Tümülüsü ile Ionianın Klazomenai lahitleri, adeta duvarlarının ya da üzerlerinin boyanması için tasarlanmıştır. Bölge halklarının sahip oldukları öteki dünya inanışları, bu boyama alanlarının son derece ilgi çekici figürlerle dolmasına yol açmıştır. Söz konusu sahnelerin, figürlerin ve öteki dünya inançlarına dair düşünsel ifadelerin yansıtılma biçimi, her iki bölge için benzerlikler içermekte ve bu benzerlikler her iki bölge arasındaki ilişkileri ortaya koymaktadır. Bu çalışma, onların resim sanatı ve boyama teknikleriyle ilgili etkileşimlerini değil, öteki dünyayla ilgili benzer düşüncelerini ve bu düşüncelerini yine birbirine yakın biçimlerde ifade etmelerini konu almıştır. Çalışmada verilen örneklemeler ve karşılaştırmalarda da görüleceği üzere, bu ifade benzerliklerinin özünü kahramanlık olgusu ve buna bağlı olarak soylu bir sonsuz yaşam isteği oluşturmaktadır. Aslında ölümsüzlük isteğinin Anadolunun tüm nekrolojik eserleri üzerinde yansıtıldığı yadsınamaz. Ancak bu istek her zaman av, savaş, kline vb. çok klasik sahneler ışığında yansıtılmıştır. MÖ 6. yüzyıla tarihli Kızılbel Tümülüsünün duvarlarında ve Klazomenai lahitlerinin üzerinde görülen sahnelerde ise, bu olgunun yansıtılması çok daha renkli ve etkileyicidir. İki bölgenin örneklerinde de mezar sahibi ölen kişilerin çeşitli mitolojik figürlerle özdeşleştirilip kahramanlaştırıldığı görülmektedir. Bu Figürler Akhilleus, Amphiaros ve Perseus gibi Hellen mitolojisinin ünlü karakterleridir. Ölen kişilerin bu kahramanlarla özdeşleştirilmesinin nedenlerinden biri, bu figürlerle ilgili şablon olarak kullanılabilecek birçok sahnenin Hellen resim sanatındaki varlığıdır. İkinci ve konumuz itibariyle bizi daha çok ilgilendiren asıl neden ise, bu insanların öteki dünya inanışlarına bağlı bir ölümsüzlük arayışıdır. Gerçek ve mitolojik kişiler arasında, empatik bir biçimde özdeşleştirilmenin yapıldığı Kızılbel Tümülüsü ve Klazomenai lahitleri üzerindeki sahneler, belki de bu ölümsüzlük arayışının sergilendiği en ilginç kompozisyonları barındırmaktadır. Ölüm ve sonsuz yaşamla ilgili düşünsel ifadenin bu sahneler üzerine bu şekilde yansıtılması, aynı zamanda Kızılbel ve Klazomenai örneklerine özgün bir karakter kazandırmaktadır. Örnekler arasındaki bu benzerlikler Lykia ve Ionia arasındaki inanç birliğinin ve ilişkilerin de bir göstergesidir. Çalışmada, ikonografik açıdan çeşitli benzerlikler gösteren bu sahneler, karşılaştırmalar yapılarak incelenmiştir