Journals / Arkeoloji ve Sanat / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 153

THE HARPUT RELIEF: A NEW CONTRIBUTION TO ANATOLIAN CIVILIZATIONS

Harput Kabartması Anadolu Uygarlıklarına Yeni Bir Katkı

Pages
8–17
DOI
—

Abstract

In spring 2016, a large relief was accidentally discovered in Harput near Elazığ. The relief, measuring 2.72 x 2.4 m, is carved on a local sandstone slab. The main subject of the relief is the capture of a fortress and the presentation of war captives to the king. Episodes of the battle are depicted in registrars arranged horizontally from the bottom to the top. Towards the middle of the relief, a giant wooden tower is pictured close to the fortifications of the attacked city, which is depicted in flames. To the right, a goddess figure with the claws of an eagle and lowered wings is represented stepping over two naked male figures lying on top of the city gate. The hairdo of the goddess shows Egyptian influence while her legs are shown as twisted. This interesting goddess image, who is apparently strangling a naked male figure, that there are similarities on Old Babylonian cylinder seal impressions and a kudurru from the Kassite Period. The upper registers of the relief show naked prisoners of war with tied hands, who are brought before the king by armed soldiers. These narrative scenes seem to repeat the conventional representation of military victory scenes that date back to the Early Dynastic Period in Mesopotamia. On the top right register, the king is depicted sitting on a backless chair on top of naked enemy figures, looking to the right and shown in profile. He holds a fenestrated axe of duckbill type in his right hand.At first sight, the stylistic and iconographic features of the Harput relief recall an Akkadian style of art, especially the artistic representations of Naram-Sin and his successors. However, it is unique in terms of its use of the monolithic figurative space and displays a more advanced artistic representation than Naram-Sin. The relief was discovered in a heavily-burned architectural layer together with Middle Bronze Age I pottery typical of the Elazığ-Malatya region. Therefore, we suggest that this relief should to be dated to 2000-1850 B.C

Özet

Geçtiğimiz aylarda Elazığ yakınındaki Harput'ta rastlantı sonucu büyük bir kabartma ele geçti. 2,72 x 2,42 m boyutlarındaki kabartma yöresel kumtaşı bir kayaç üzerine işlenmiştir. Üzerindeki ana tema bir kalenin fethi ve savaş esirlerinin kralın huzuruna çıkarılışıyla ilgilidir. Yatay kuşaklar halindeki sahnelerde alttan üste doğru savaşın episodları resmedilmiştir. Ortadaki savaş sahnelerinde özellikle büyük bir ahşap kulenin surlara yaklaşması ve kalenin yanışı anlatılmıştır. Sağda kent kapısı üzerindeki iki çıplak erkek figürünün başlarına kartal pençeli ayaklarıyla basarak yükselen, sarkık kanatlı bir tanrıça figürüne yer verilmiştir. Mısır etkili tüylü bir başlık giyen tanrıçanın bacakları birbirine dolanmış durumda ifade edilmiştir. Genç ve çıplak bir erkek figürünü ensesinden kavramış olarak gösterilen bu ilginç tanrıça figürünün benzerlerine eski Babil silindir mühür baskıları ile Kassit dönemine ait bir kudurru üzerinde rastlanır. Kabartmanın üst kuşakları, zaferle sonuçlanan mücadelenin ardından, elleri kelepçeli çıplak esirlerinin silahlı askerler tarafından kralın huzuruna çıkarılışı şeklindeki figüratif temalarla son bulur. Bu sahneler Mezopotamya'nın Erken Sülaleler döneminden beri kalıplaşmış askeri zafer repertuarının tekdüze bir tekrarı görünümündedir. Sağdaki en üst kuşakta kral, çıplak düşman askerleri üzerinde duran arkalıksız sandalyeye oturmuş, sağa bakar durumda ve profilden gösterilmiştir; sağ elinde duckbill türünde gözlü bir balta tutar. Harput kabartması stilistik ve ikonografik açılardan ilk bakışta MÖ 2300-2150 tarihlerinde Mezopotamya'da güçlü bir krallık kurmuş olan Akkad ekolünün etkilerini taşır. Daha çok da NaramSin ve ardılları dönemindekilerle kıyaslanması gerekir. Ancak monolitik figüratif alanın kullanımı açısından eşsizdir ve Naram-Sin kabartmalarından daha gelişkin bir anlayışın ürünüdür. Kabartma, Elazığ-Malatya bölgesi Orta Tunç I özelliklerini gösteren seramiklerle birlikte, ağır yangın geçirerek son bulmuş bir mimari içinde ele geçmiştir