Journals / Arkeoloji ve Sanat / 2017 / Cilt: 0 - Sayı: 156

NEW PREHISTORIC RESEARCHES IN THE VOLCANIC CAPPADOCIA

Volkanik Kapadokya Bölgesi’nde Tarihöncesine Ait Yeni Bulgular

Pages
13–26
DOI
—

Abstract

The surroundings of Melendiz Mountain and Göllüdağ in Volcanic Cappadocia in Central Anatolia are areas where detailed researches are conducted on prehistoric era in comparison to most of the regions in Anatolia and known to have been exploited during the so called time period. The findings belonging to the Paleolithic Period and onwards address to the importance of the area although some sectors are not scanned thoroughly, so forth the upcoming investigations will shed light on the activity areas of prehistoric people and is essential for determining the sites which are in relation to the areas detected during the previous surveys. Concordantly, a detailed survey has been done on the southeastern slopes of the Melendiz Mountain within the scope of Niğde Prehistoric Survey Project (NİTA) in 2014. The findings collected in the first two years of the project (2014-2015) represented a time span from Paleolithic to Early Chalcolithic periods. This paper involves the introduction of the findings recovered during the research and their assessments in comparison to the previous findings.

Özet

Orta Anadolu’da Volkanik Kapadokya Bölgesi’nde bulunan, Melendiz Dağı ve Göllüdağ çevresi Anadolu’nun birçok kesimine oranla özellikle tarihöncesi dönemler bakımından ayrıntılı olarak araş-tırılan bir bölgedir. Paleolitik Çağ’dan itibaren izlenen buluntu yoğunlukları buranın önemine dikkat çekmekte, ancak bazı alanların yeterince taranmamış olduğu, bu kesimlerde yapılacak araştırmaların bölgedeki tarihöncesi insanın hareket alanlarını belirleyebilmek ve yakın çevrede önceden bilinen buluntu yerleriyle ilişkili yeni yerleri saptayabilmek açısından önemli olduğunu düşündürmüştür. Bu bağlamda 2014 yılında Niğde Tarihöncesi Yüzey Araştırmaları (NİTA) projesine başlanmış ve Melendiz Dağı’nın güneydoğu yamaçlarında yoğun yüzey taraması yapılmıştır. Araştırmaların ilk iki yılında (2014-15) Paleolitik Çağ’dan Kalkolitik Dönem’e kadar uzanan bir zaman dilimini yansıtan bulgularla karşılaşılmıştır. Bu yazıda çalışmalarımız kapsamında açığa çıkarılan bulgular tanıtılacak ve önceki yıl-larda bilinen buluntularla birlikte değerlendirilmeye çalışılacaktır.