Journals / Arkeoloji ve Sanat / 2018 / Cilt: 0 - Sayı: 159

A DIONISIAN DANCE: OCLASMA

Dionysiak Bir Dans: Oklasma

Pages
43–54
DOI
—

Abstract

Dance was an important component of social and religious life in ancient times. Particularly in cultpractises, the dance accompanied with music, was perceived as a way of reaching to god and unitingwith the god. Among the ancient dances, a well-known one is named as oclasma. Oclasma danceis quite characteristic in terms of its typical oriental costume and the position of hands and body. Aswell as the dance is mentioned by some ancient writers, the representations of oclasma dancers whowere depicted on red figured vase paintings dated to about 4th century BC, give detailed information about the feature of this dance. Apart from vase painting, oclasma dancers were representedon plastic vases, terracotta figurines, stele, gems and jeweleries. In the light of ancient sources andarcheological evidence, it can be put forward that oclasma is an ecstatic dance that came into toDionysiac World by means of the cult of Sabazios and it was a subject which was commonly usedin ancient art.

Özet

Dans, Antik Çağ'da sosyal ve dinsel yaşamın önemli bir parçası olmuştur. Özellikle kült uygulamalarında müzik eşliğinde yapılan danslar tanrıya ulaşmanın ve onla bütünleşmenin bir yolu olarak algılanmıştır. Bu danslar içinde en bilinenlerinden biri Oklasma dansıdır. Oklasma dansı, kendine özgü oryantal kostümü ve figürleriyle karakteristik bir özelliğe sahiptir. Bu dans, antik yazarlarca bahsedilmekle birlikte, Antik Çağ sanatının birçok farklı alanına da konu olmuştur. Özellikle MÖ 4. yüzyıl kırmızı figür vazolarında oklasma dansçılarının yer aldığı betimler bu dansın karakteri hakkında ayrıntılı bilgiler sunmaktadır. Vazo resimleri dışında, plastik vazolar, pişmiş toprak figürinler, steller, gemmalar üzerinde de oklasma dansçıları betimlenmiştir. Antik kaynaklar ve arkeolojik veriler, oklasma dansının kendinden geçiren, coşkulu bir dans olduğunu, Sabazios kültü aracılığıyla Dionysiak dünyanın içine girdiğini ve Antik Çağ sanatında sevilerek işlenen bir konu olduğunu ortaya koymaktadır.