Journals / Arkeoloji ve Sanat / 2021 / Cilt: 167 - Sayı: 167

WHAT HAPPENED IN THE FIRST FARMING VILLAGES OF THE EASTERN MARMARA: WAS VIOLENCE A PART OF HUMAN LIFE?

Doğu Marmara’nın İlk ÇiftçiKöylerinde Neler Oldu:Şiddet, İnsan YaşamınınBir Parçası mıydı?

Pages
21–36
DOI
—

Abstract

Violence and brute force inevitably occur in every period and environment in which people livetogether. Therefore, osteological studies show that prehistoric farmers not only lived their existencein tranquility and peace, but also experienced moments of physical threat that sometimes led todeath. The lowlands east and southeast of the Sea of Marmara comprise a large number of prehistoric mound sites (hüyükler), many of which were occupied from the Early Bronze Age on. A lesseramount also included deposits from earlier occupation i.e. from the Neolithic. Since the late 80tiesfour of the latter period, namely Ilıpınar, Menteşe, Barcın and Aktopraklık, have been subjected tosystematic and intensive archaeological investigations, much of which has already been published.Lesser known aspects of these early villages, namely general health of the inhabitants, burial customsand occurring traces of violence on their skeletons are brought together and re-examined from abio-archaeological perspective. This study is based on data obtained by the standard methods ofthis discipline and the results are collected below under different headings. Besides these methods,research on ancient human genes has recently proven to contribute significantly to determining therelationships between past human populations. Analysis of human material from the villages hasalready yielded interesting issues.

Özet

Marmara Denizi'nin doğu ve güneydoğusundaki ovalarda, çoğu Erken Tunç Çağı'ndan itibaren iskan edilmiş tarih öncesi dönemlere ait çok sayıda höyük saptanmıştır. Bunlardan bazılarında Neolitik ve Kalkolitik tabakalar tespit edilmiştir. 1980'lerin sonlarından itibaren, söz konusu Neolitik yerleşmelerden dördünde (Ilıpınar, Menteşe, Barcın, Aktopraklık) sistematik arkeolojik kazı ve araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, genel sağlık, ölü gömme gelenekleri ve kemiklerde saptanan şiddet ve darbe izleri gibi söz konusu erken çiftçi köylerinin daha az bilinen yönleri bir araya getirilerek, biyoarkeolojik bir bakış açısıyla yeniden incelenmektedir. Biyolojik antropolojinin standart analiz yöntemleri ile elde edilen verilerinin sonuçları aşağıdaki metinde birkaç ana başlık altında toplanmıştır. Öyle görünüyor ki, şiddet ve kaba kuvvet insanların bir arada yaşadığı her dönem ve ortamda kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Osteolojik araştırmaların kemiklerde saptanan sonuçları, tarih öncesi çiftçilerin her zaman huzur ve barış içinde yaşamadıklarına, bazen ölüme yol açan fiziksel tehditlere de maruz kaldıklarına işaret etmektedir.Bu yöntemlerin yanı sıra, antik DNA çalışmaları, geçmiş insan toplulukları arasındaki ilişkilerin belirlenmesine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır ve bu yakın zamanda yapılmış olan muhtelif araştırmalarla kanıtlanmıştır. Söz konusu ilk çiftçi köylerinde açığa çıkarılan insan kalıntılarının analizleri şimdiden son derece enteresan sonuçlara ulaşmamızı sağlamıştır.