Journals / Archives of Clinical and Experimental Medicine / 2020 / Cilt: 5 - Sayı: 2
Clinical Approach to Renal Artery Thromboembolism
- Pages
- 75–78
- DOI
- —
Abstract
Aim: We aimed to reveal the clinical, laboratory, radiological findings of infarction in the renal artery and itsbranches due to thrombosis, its effects on renal functions and the measures to be taken.Methods: The study sample included 8 patients who were admitted to the emergency department of KutahyaUniversity of Health Sciences Evliya Celebi Training and Research Hospital between 2018-2020, and who werehospitalized with the diagnosis of acute renal infarction. Patients were retrospectively analyzed with clinicalfindings, CT angiography-abdomen, clinical observations, prognosis and complications.Results: Of the patients, 5 were male and 3 were female. The mean age was 55.13 (29-69) years. One patientpresented with bilateral renal infarction, while 7 had unilateral renal infarction. The etiology of the patients wasidiopathic in 2, atrial fibrilation (AF) in 3 patients, and atherosclerosis in 3 patient. The mean serum creatinineof 1.24 (0.7-3.2) mg/dl and the mean blood leukocyte level of 16925 (11000-26000) mcL were determined. Themean length of hospital stay was 4.6 (3-7) days. Anticoagulant therapy was initiated in all patients for risk ofrecurrent renal infarction and thromboembolism.Conclusion: We revealed that renal infarction, rarely seen in urology practice, has nonspecific clinical findings;therefore, it should be kept in mind in differential diagnosis for patients presenting with sudden-onset oblique orabdominal pain, and that diagnosis can be made using contrast-enhanced CT. We determined that AF andvalvular heart diseases which cause atherosclerosis and cardiac thrombosis play an important role in theetiology.
Özet
Amaç: Çalışmamızda renal arter ve dallarında izlenen trombüse bağlı infarktın; klinik, laboratuar, radyolojik bulgularını ve renal fonksiyonlara etkisi ile takibinde alınması gereken önlemlerin ortaya konulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 2018-2020 arasında Kütahya SBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran ve akut renal infarkt tanısı konularak yatırılan 8 hasta dahil edildi. Hastalar retrospektif olarak incelenerek klinik bulguları, anjio batın tomografileri, klinik gözlemleri, renal fonksiyonlarda görülen değişimleri, takiplerinde gelişen komplikasyon ve prognozları değerlendirildi. Bulgular: 8 hastanın 5’i erkek, 3’ü kadın idi. Yaş ortalaması 55,13 (29-69) yıl olarak saptandı. Bir hastada bilateral, 7 hastada tek taraflı renal infarkt alanı izlendi. Hastaların etiyolojisinde 2 hasta idiyopatik, 3 hastada atriyal fibrilasyon, 3 hastada ateroskleroz vardı. Serum kreatinin ortalaması 1.24 (0,7-3,2) saptandı. Kan lökosit ortalaması 16925 (11000-26000) olarak tespit edildi. Hastaların ortalama hastane yatış süresi 4.6 gün (3 -7) idi. Tüm hastalara tekrarlayan renal infarkt ve tromboemboli riski için antikoagülan tedavi başlandı. Sonuç: Çalışmamızda üroloji pratiğinde nadir olarak görülen renal infarktın klinik bulgularının nonspesifik olup bu nedenle ani başlayan yan veya karın ağrısı kliniği ile başvuran hastalarda ayırıcı tanıda mutlaka akılda tutulması gerektiği ve kontrastlı tomografi ile tanı konulabileceğini ortaya koyduk. Etiyolojide ateroskleroz ve kardiyak trombüse neden olan AF, kapak hastalıklarının önemli rol oynadığını belirledik.