Journals / Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası / 2003 / Cilt: 56 - Sayı: 2

Lomber sympathectomy in arterial occlusive disease

Tıkayıcı arter hastalığında lomber sempatektomi

Pages
97–101
DOI
—

Abstract

Aim: it is known that lumbar sympathectomy after cessation of smoking plays an important role in salvation of foot and leg in the patients with distal gangrene and that arterial reconstruction can't be performed. in this study we evaluated the conservative therapy by assessing ihe diagnose and operation results of lumbar sympathectomy performed in our clinics. Material and Method: We investigated 31 patients those undenvent lumbar sympathectomy between 1998 January and 2003 February, retrospectively. Mean age was 53.2 and 30 of them (96.7%) were men. We used general anesthesia in ali patients. During eva/uation we took into account the essential vascular diseases, indication, results and complications of operation. Outcome criteria were heat increase in cases extremities, improvement in ischemic ulcers, increase in claudication distance, decrease in rest pain, changes in pulse oxymetric SaO2 values determined before and after the operation at the tip of the extremity and change of ankle-brachial index. Results: Patients were followed for two to 54 months mean 31 months. Thromboangiitis obliterans was the most freguent indication in sympathectomy with 25 cases (80.6%). Bilateral sympathectomy was performed in ali cases. There wasn't peroperative mortality and surgical complication. Postoperatively symptoms were regressed significantly in early period. in the first year after the operation amputation under the knee was necessary in two cases (6.4%) and after the first year six patients needed amputation at different levels. Average hospital stay was 6.9 days. Conclusion: We concluded that lumbar sympathectomy is stili a valid surgical approach and an adjunctive method to conservative program if revascularization can not be held because morbidity rates are low and no mortality in our series.

Özet

Amaç: Distal gangreni olan ve arteriyal rekonstrüksiyonun yapılamadığı birçok hastada tütün alımının sonlandırılmasını takiben gerçekleştirilen lomber sempatektominin ayak ve bacağın kurtarılmasında önemli rol oynadığı bilinmektedir. Bu çalışmada kliniklerimizde gerçekleştirilen lomber sempatektomi uygulamalarının tanı ve operasyon sonuçları değerlendirilerek konservatif tedavinin bir uygulaması olabileceği irdelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Kliniklerimizde Ocak 1998 ile Şubat 2003 yıllarını kapsayan dönemde lomber sempatektomi uygulanan toplam 31 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. 30'u (% 96,7) erkek ve yaş ortalaması 53,2 idi. Tüm hastalarda işlem genel anestezi altında gerçekleştirildi. Hastaların değerlendiriminde esansiyel vasküler hastalık-ları, endikasyonu, cerrahi sonrası sonuç ve komplikasyon-ları dikkate alınmıştır. Sonuç kriterleri ise olguların ekstremitelerinde oluşan ısı artışı, istirahat ağrısında gerileme, klodikasyon mesafesinde artma, iskemik ülserlerinde iyileşme, ayak bileği - kol indeksinin değişimi ile ilgili ekstremite ucunda ameliyat öncesi ve sonrası saptanan pulse oksimetrik SaO2 değerlerindeki pozitif farklılaşma olarak ele alındı. Bulgular: Hastalar ortalama 31 ay (iki ay ile 54 ay) izlendiler. Sempatektomi endikasyonuna en fazla 25 (% 80,6) olguyla tromboanjitis obliterans neden oldu. Olguların tümüne bilateral sempatektomi uygulandı. Peroperatif mortalite gözlenmezken, cerrahi komplikasyon da gelişmemiştir. Hastaların ameliyat sonrası erken dönemde semptomlarında belirgin regresyon saptandı. Ameliyat sonrası ilk bir yılda iki olguda (% 6,4) dizaltı amputasyon gerekli olurken, 1. yıl sonrası altı ayrı olguda amputasyon çeşitli düzeylerde gerçekleştirildi. Hastanede kalış süresi ortalama 6,9 gündü. Sonuç: Serimizdeki düşük morbidite oranları ve hiç mortalite gözlenmemesi lomber sempatektominin halen geçerli bir cerrahi yaklaşım olduğu ve revaskülarizasyon yapılamayan durumlarda konservatif programa yardımcı olarak uygulanabileceği kanaatine vardık.