Journals / Ankara Üniversitesi SBF Dergisi / 2007 / Cilt: 62 - Sayı: 1

Conscientious Objection to Compulsory Military Sevice: A Human Right (?)

Zorunlu Askerlik Hizmeti Karşısında Vicdani Ret: Bir İnsan Hakkı(mı)?

Pages
89–111
DOI
—

Abstract

In this study, whether conscientious objection to compulsory military service constitutes a human right or not is analyzed in the light of the European Court of Human Rights' case-law. First of all, while evaluating the value of conscientious objection to compulsory military service as a human right, one should accept that the examination of the matter can not be done solely in the light of the 9th article of the Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms. Therefore, it is indispensable to evaluate the matter by analyzing the court's case-law and giving reference to all related articles. In this respect, it can be submitted that the general tendency of the court shows that conscientious objection to compulsory military service can be defined as a human right which is located under the protective cover of the Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms.

Özet

Bu çalışmada, zorunlu askerlik hizmeti karşısında vicdani reddin Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'nin içtihadı ışığında bir insan hakkı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği incelenmiştir. Buna göre, zorunlu askerlik hizmeti karşısında vicdani reddin bir insan hakkı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapılırken sadece Mahkeme'nin Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin "düşünce, vicdan ve din özgürlüğii"nü düzenleyen 9. maddesine ilişkin içtihadının dikkate alınması yeterli olmayacaktır. Dolayısıyla, vicdani reddin bir insan hakkı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin değerlendirme yaparken sağlıklı bir sonuca varmak, ancak, Mahkeme'nin içtihadının bir bütün olarak göz önünde bulundurulmasıyla mümkündür. Bu bağlamda, Mahkeme'nin genel eğiliminin ve özellikle Ülke karannda yaptığı değerlendirmelerin zorunlu askerlik hizmeti karşısında vicdani reddin Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin koruyucu şemsiyesi altında yer alan bir insan hakkı olarak nitelendirilmesini mümkün kıldığı söylenebilir.